TARTIŞMA (3): PKK Ekseninde Terör Sorunu

  PKK ekseninde ortaya çıkan terör sorunu, Kürt sorunundan bağımsız ele alınabilir mi ya da alınmalı mı? Bu tür bir analiz, sorunun çözümünde yeni olasılıkların belirmesine yardımcı mı olur; yoksa, çözümsüzlüğü besleyecek entelektüel rasyonalizasyonlar listesine bir çentik daha atmakla mı ibaret kalır etkisi? Soruları uzatmak mümkün. Konuyu, Yorumlayanlar’ın TARTIŞMALAR gündeminin üçüncü sırasına taşıyan sizlersiniz. O halde buyrun… Görelim, kanayan bir yaraya merhem olacak nitelikte ne tür tahlilleriniz, teşhisleriniz ya da önerileriniz var.  

TARTIŞMA (2): Türban Ekseninde Laiklik

Anlaşılan, aylardır, hatta yıllardır, yerel entelijensiyamızın tartışmaktan usanmadığı türban konusuna sizler de bir türlü doyamıyorsunuz. Belki de, bunu Yorumlayanlar’ın gündemine taşıyarak, gazetelerde, radyo ya da televizyonlarda karşınıza çıkanlardan daha farklı bir şeyler okumak, duymak ya da yazmak arzusundasınız. O halde buyrun… Bir de sizlerin zihinlerinizin dolayımından geçmiş halini görelim, türban konusunun.    

Kimlik, Vatandaşlık ve Anayasa

Yazan: Ayhan Ulusoy [Editörün Notu: Bu yazı, Ayhan Bey'in, "Somut Çözüm Önerileriyle - Türkiye'nin Kürt Sorunu" adlı eserinden alınmış ve Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.] Malum, parlamentomuz yeni bir anayasa hazırlığı içerisinde. Bugün sizlerle, bu yeni anayasanın kimlik ve vatandaşlık hususlarında nasıl olması gerektiği üzerine düşüncelerimiz paylaşacağız. Kimlik, bugünün dünyasında karmaşık ve iç içe geçmiş bir yumak haline gelmiştir. Ataları İrlanda’dan Amerika’ya göçmüş birisi, kendini hem İrlandalı, hem Amerikalı, hem kadın, hem gazeteci, hem katolik, hem New York’lu, hem Brooklyn’li, hem Yale’lı, hem demokrat, hem çevreci, hem de yalnızca bir insan olarak tanımlayabilir. Eğer isterse de bunlardan bir veya birkaçını diğerlerinden öne … Eserin devamı

19 Ocak’ta Ne Olmuştu?

Yazan: Özgür Erbaş Hrant ölmüştü. Öldürülmüştü. Aramızdan onu “beyaz bereli” biri almıştı. Geriye hatıralarınız(mız)dan başka ne kaldı? O beyaz berelinin kırmızı gömlekli avukatı. O beyaz berelinin adının kısaltması -ki hani çocuktu ve adının yasal olarak gizlenmesi gerekiyordu da geçenlerde kemik yaşı 19 çıktı da çocuk olmaktan çıktı. Başka ne oldu? Hep birlikte yürümüştük, hava ısırsa da sıcaktı. Ne kadar kalabalık olduğumuzu görmüştük; vesilesinden bağımsız olarak iyi gelmişti niyeyse. Hrant’ın ayakkabısının altındaki delikten, öldürülmüş olduğu gerçeğinden fazla konuşmuştuk. Rakel’in konuşmasının ne kadar da duygulu olduğundan, bizleri ne kadar etkilediğinden söz ettik. Ama bizlerden başka kimleri etkilediğini pek sormadık.

22 Temmuz Tekerlemesi

Özgür Erbaş komşu komşu, oğlun kızın ne getirmiş? – döşemelik tesisatla ampul, kime kime? – hepimize hepimize, nerde nerde? – güvercinin ardında, güvercin nerde? – ok deldi geçti, ok nerde? – kırat yuttu, kırat nerde? – arı soktu, arı nerde? – kurt yedi, kurt nerde? – dağa karıştı, dağ nerde? – meclise gitti, meclis nerde? – yuvarlandı, tekerlendi, yerine oturdu.

Günebakanlar Bile Küstü Güneşe!

  Yazan: Ebru ‘Şebzindedâr‘ Akman Günebakanlar bile küstü güneşe! Sofie seçti, sıra bende! Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ortaya çıkan “cumhuriyet mitingleri” ile başlayan ve daha sonradan “ya sev ya terk et, ya da terk ettir” haline gelen ve ak ve karanın grinin en çirkin tonunda birleştiği bu politik durumda yapılabileceklerden bir tanesini gerekçelerini de açıklayarak seçiyor Kerem, son iki yazısında. Hiçbir şey yapmadıysa, beni yazmaya sevk etti bu yazılar. Buyrun!

Oyum Neden AKP’ye?

O Pazar, erken kalkmaya çalışacağım. Şortumu giyip, heyecanla oy vermeye gideceğim. Bu seçimlerde AKP’yi desteklemek, ahlaki bir zorunluluk benim için. Kimilerine şaşırtıcı, hatta paradoksal gibi görünebilecek bu tercihimin nedenlerini açıklamak istiyorum ki, hala kararsız durumda olanlara belki bir yararı olur. Eski ve kadim dostum Tunçblake, bir önceki yazıma gönderdiği yorumda, “Hani sen Ortodoks Marxist’tin?” diye feveran etmiş. Doğrudur; hala da öyleyim. Lakin, bugüne kadar yalnızca bir kez oy kullandım ve o zaman da (1999) Yeni Demokrasi Hareketi’ni tercih etmiştim. Bana göre, Ortodoks Marxist olmak, zamanında YDH’yi, şimdiyse AKP’yi desteklemek, fevkalade tutarlı tercihler. Lakin, tutarsız olsaydı da, kafamızı duvarlara vuracak değildik. … Eserin devamı

Azmettirici Mentelektüeller (Concorde Düştü -II-)

Yazan: Kerem Kandemir Yazının ilk bölümünü okumak için klikleyin Tefrikamızın ilk bölümünde savunduğumuz pozisyona ilişkin kulağımıza gelen bir eleştiriyi yanıtlayarak başlamak istiyorum. Özetlersek, yazımın, ‘askeri aklama’ amacına hizmet ettiği söylenmiş. O halde, ben de, misalen şu soruyu soracağım: Hrant Dink cinayetinde, doğru tavır, Ogün Samast’a yoğunlaşmak, ona yüklenmek midir? Ogün Samast’ı mı eleştirelim? Ben diyorum ki, askerin siyasete müdahalesinde asıl suçlu, gözü dönmüş bir iştahla azmettiricilik yapan mentelektüellerdir (medya entelektüelleri). Hal böyleyken, buna rağmen, yine de askeri birincil eleştiri nesnesi olarak seçmek isteyenler varsa, onların elini tutan da yok zaten. Ben, sorunun sonuçlarından ziyade, nedenleriyle ilgilenmek istiyorum. Zira, çözüm, -yalnız … Eserin devamı

Concorde Düştü (-I-) ve Belki de Hırsızın Hiç Suçu Yok

Yazan: Kerem Kandemir Yıllar önce, alkol bağımlısı bir dostuma sponsor olmuştum. Karısıyla el ele vermiş, hastalığın pençesinden kurtulmasını sağlamak için uğraşıp duruyorduk. Profesyonel yardım da almamızın ardından, onbeş gün kadar, her şeyin düzelmeye başladığını sanmamıza yol açacak, ilginç bir döneme girmiştik. Geçmişte yaşanmış sayısız başarısızlık yüzünden, karısı da, ben de, bunun kalıcı bir düzelmeyle sonuçlanacak türden bir iyileşme süreci olduğuna inanamıyorduk.