Ermeni Meselesi (I): Özür Dilemek

tehcir01

Yazan: Kerem Kandemir 1915′te yaşananlara ilişkin başlatılan özür dileme kampanyası, Ermeni Meselesi’ni kendi perspektifimizden masaya yatırmak için güzel bir vesile oldu. Bu yazıyla, özür dileyenler kervanına ben de katılmış olacağım. Lakin, tam olarak ne için özür dilediğimi, kampanyada kullanılan standart metinden bağımsız olarak kendim ifade etmek istiyorum.

19 Ocak’ta Ne Olmuştu?

Yazan: Özgür Erbaş Hrant ölmüştü. Öldürülmüştü. Aramızdan onu “beyaz bereli” biri almıştı. Geriye hatıralarınız(mız)dan başka ne kaldı? O beyaz berelinin kırmızı gömlekli avukatı. O beyaz berelinin adının kısaltması -ki hani çocuktu ve adının yasal olarak gizlenmesi gerekiyordu da geçenlerde kemik yaşı 19 çıktı da çocuk olmaktan çıktı. Başka ne oldu? Hep birlikte yürümüştük, hava ısırsa da sıcaktı. Ne kadar kalabalık olduğumuzu görmüştük; vesilesinden bağımsız olarak iyi gelmişti niyeyse. Hrant’ın ayakkabısının altındaki delikten, öldürülmüş olduğu gerçeğinden fazla konuşmuştuk. Rakel’in konuşmasının ne kadar da duygulu olduğundan, bizleri ne kadar etkilediğinden söz ettik. Ama bizlerden başka kimleri etkilediğini pek sormadık.

Sivil Sabahlar Türkiye

Yazan: Özgür Erbaş Tahminler ve tahmin analizciliği üzerine komplolamacılar (Perihan Mağden daha iyi bir kelime bulurdu eminim) nereye varacak acaba? Vak’anın kendinden çok çeperiyle, görüngüleriyle ilgilenenler hangi ipin ucunu yakalayıp hangi yumağa ulaşacaklar; kimler kimlerin bu vesileyle ayağını kaydıracak? “Tüm bunlar 50 yıl sonra CIA dosyaları açılınca öğrenilir nasıl olsa,” diyenler, Türkiye’nin istihbarat örgütlerinin dosyalarına neden hiç göz atmaz acaba? Ben ne diyorum ki! Şurada bir istihbarat biriminin varlığını bile kabul eden yok…

Güvercinlerin İronik Tarihi

Yazan: Kerem Kandemir Çok iyi anımsıyorum; yaklaşık yedi yıl önce, eski sevgilimin, Moda’nın arkalarında kalan, altıncı kattaki dairesinin terasına bir çift beyaz güvercin konmuştu. Artık hangi kümesten kaçtılarsa, ben onları fark ettiğimde, büyücek bir yaban güvercini kolonisiniyle beraber yaşıyorlardı. Elbette, aşkın sizi nerede, nasıl yakalayacağını bilemez, yeri ve zamanı siz seçemezsiniz. Çoğu kez, kime aşık olacağınız dahi, kaderin tasarrufundadır. İşte ben de, o gün, güvercinlere aşık oldum.