Sophisticated Lady
January 21st, 2008 at 10:47 am (Edebî Tarifler)

Yazan: Ayşegül Sütçü
(nam-ı diğer mutluelma)
Hayatımın hiç bir döneminde akşama ne pişireyim demem gerekmemişti. Ana baba evindeyken bir gün bir fırsat doğmuştu; ancak onda da annemin, ameliyat olmuş yatarken bana detaylıca verdiği tarif üzerine pişirdiğim tel şehriye çorbasını -nedense minyatür spagetti gibi olmuştu- çatalla yemek zorunda kalmasıyla mutfak serüvenim başladığı gün sona ermişti. Şimdilerde de evde haftada bir gün yemek pişirecek olsam sanırım çoluk çocuk ev ahalisi beni gözyaşları içerisinde alkışlarlar.
Malum bizler yeni dünya düzeninin iş hayatını ev hayatına tercih etmek zorunda kalan “yeni” kadınları olarak; yarın hangi dosyaları yetiştireyim ya da hangi yeni yayınları tarayayım, yarınki hastalarla neler konuşmalıyım acaba diye düşünmekten (düşündürülmekten de diyebilirim edilgen bir tavır alırsam -ki bazen sandığımızdan daha edilgen olduğumuzu düşünüyorum) akşama ne pişireyim demeyi hic öğrenememiş bir kuşağız. Büyürken ve hatta bazılarımız için halen bu işi genellikle annelerimize bırakmış olmanın rahatlığı bizi bir ölçüde kurtarıyor olsa da gelecekte biz yeni kadınların yepyeni kızları kime bırakacaklar bu işi, merak ediyorum. eserin devamı »
Popularity: 37% [?]

