Âşık Kime Âşık?

narcissus01.jpgYazan: Ayşegül Sütçü
(nam-ı diğer
mutluelma)

Aşk üzerine düşünmeye başlayınca, sonu gelmiyor doğrusu. Aşkın biyolojik açıklamaları üzerinde düşündük, okuduk, bir iki şey de öğrendik, tamam. “Âşığım” dediğimiz sırada beynimizde neler olup bittiğini biliyoruz artık. İyi de aşk sadece bu mu? Aşkın mekanizması yediğimiz yemekleri sindirmek, ya da yara yerindeki iltihabı apseye çevirmek kadar biyolojik mi? Tüm biyolojik olaylarla aşkı aynı kefeye koyacaksak, aşkımızın açtığı yürek yaralarımıza olduğu kadar ayakkabı vurmalarına, gaz sancılarına da duygu dolu şiirler yazmamız beklenmez miydi? Hayır, bu kadar değil aşk. Aşkın sadece biyolojik bakış açısıyla açıklanabilir olmadığından eminim. Bu duygunun çok daha psikolojik ve felsefî yönleri olmalı. Bu konu üzerinde düşünüyorum epeydir. eserin devamı »

Popularity: 44% [?]

Aşk Eski Bir Yalan, Âdem’le Havva’dan Kalan…

Ayşegül Sütçü, nam-ı diğer Mutluelma


adem-havva01.jpg-Seni bütün kalbimle seviyorum.

-Yalancı!

Âdem’in ilk elmayı Havva’nın elinden yemesiyle oldu ne olduysa. Aşk başladı, tutku da, acı da… İnsanoğlunun kafası ilk o lezzetli elmayı yiyip de cennetten kovulmasıyla karıştı. Ve sonra âşıkların kafası hep karışık oldu.

Aşk insanoğlu için her zaman karmaşık ve gizem dolu bir olguydu. İlk söz de aşk için söylendi, ilk şarkı da. Âşıklar acılarına aşk şarkılarında teselli aradı. Aşkın gizemini çözmek için sanatçılar onu yorumladı, şairler tanımladı, filozoflar üzerinde kafa yordu ve anlamaya çalıştılar…

Havva o yasak elmayı Bilgi Ağacı’ndan kopardığından mıdır bilinmez, aşkın gizemini çözümleme işi yine bilim adamlarına kaldı.

Aşk, bağlanma, eş olma, seks üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yapıldı. Yapılan araştırmalarda o evrensel sorular soruldu. Aşk nedir? Nasıl âşık oluruz? Aşkın gözü kör müdür? Sonsuz aşk var mı? Neden sevdiğimize bağlanırız?

Bu sorulara bulunan yanıtların bir kısmı bildiklerimizi yanlışlasa da bir kısmı bugüne kadar şarkılarda söylenegelen önermelerin bilimsel doğrulayıcısı oldu. eserin devamı »

Popularity: 83% [?]

Macbeth’in Osmanlıcası ya da II.Murat’ın Kanlısı

murat-ii-02.jpg

Yazan: Ekrem Düzen

II. Murat, tarihte eşine az rastlanacak karakterlerden biridir. Bunu, Osmanlı tarihindeki yeri ya da öneminden çok çizdiği kişilikten hareketle söylüyorum. Bu öyle bir kişiliktir ki ona karakter dememizi gerektiriyor. II. Murat’ın hepimizin bildiği hikâyesi şudur: Murat, bir nice kutlu fethin ardından niyaz eder ki oğlu Mehmet kendi sağlığında tahta geçe ve kendisi dahi oğlunun nasıl devlet ettiğini dünya gözüyle göre. Bu acayip halin bir benzerini ya da hak rızası için akla yatar bir izahını bulmak bana pek müşkül görünüyor. Kendisi henüz kocamış değildir. Gazavat ve fütühattan yılmış da değildir. Murat, Selanik’in üç günlük yol olduğunu duyar duymaz gazilerine “bre gavatlar, ne durursuz, şol Selanik’in mesalihini göresiz, yoğusa Muhammedin pak ruhiy’çün ben sizin mesalihinizi görürün” demiş bir sultandır. eserin devamı »

Popularity: 20% [?]

Titreme Bre Peluze, Benden Büyük Allah Var!

bernini01.jpgYazan: Pınar Elmasoğlu

Bir erkeğin aşkıyla kendi hallerinden vazgeçen kadınlardan korkmak gerekir.

Bu o kadar elde olmayan bir şey gibi görünür ki âşıkken, birden kendinizi hiç de sevmediğiniz, dinlemeyi aklınıza getirmediğiniz bir grubun konserinde eğlenir bulursunuz; ya da sabah kalkıp taksiye bile yürümeye üşenen o ayaklar, Nemrut Dağı’na tırmanmaya her an hazır duruma gelmişlerdir. Olay, aşkın verdiği o fazladan enerji ve manik ruh halleri değildir. Farkında olmadan birden bire hoşlandığınız, âşık olduğunuz erkeğin ‘en benzeri’ olma yolunda azimle çabalamaya başlarsınız. eserin devamı »

Popularity: 25% [?]

Dorian Gray’in Portresi

BrokeYazan: Alice

Paket halinde sunulan yaşamınızı, normlara uygun sürdürdüğünüz müddetçe güvendesinizdir. Gizlice o paketin dışına da çıkabilirsiniz, yeter ki “normal” olduğunuzu spot ışığı altında gösterin. Paketin dışına, kontrol bozulmasın diye herkesin bildiği enteresan yöntemlerle de çıkabilirsiniz. Tıpkı A.B.D. ve İngiltere’deki “tea-rooms” gibi… eserin devamı »

Popularity: 25% [?]

Evlilik ve Normalizasyon

evlilik01.jpgYazan: Lenore

“Aile toplumun yapıtaşıdır” dediler ilkokuldan itibaren bize. Çekirdek aile ile geniş ailenin farklarını öğrendik her sene yeniden. Beyaz gelinlik hayalleri kurmayı da öğrettiler. Küçük yaşlarda tasarımcı olduk fark etmeden. Tasarladığımız sırf gelinlik değildi elbet. Bir hayat tasarlıyorduk o gelinlikle birlikte. Tasarlamayı da tasarıyı da onlar öğrettiler bize. eserin devamı »

Popularity: 24% [?]