William Shakespeare, 65. Sone

shakespeare65.jpgÇeviren: Ekrem Düzen

65. Sone

Ne taş, ne toprak, ne de engin deniz, tunç olsa özü,
Hepsine birden hükmeder kederli ölümün davası,
Nasıl duyulacak bu bozgunda güzelliğin sözü,
Bir çiçekten daha çelimsizken iddiası?
Ah, nasıl tutulacak göğüste yazın tatlı soluğu,
Kavgacı günlerin yıkıcı kuşatması verir mi aman?
Yıkılmaz dağların bile aşılmaz değilken doruğu,
Ağır çelik kapıları da aşındırmaz mı Zaman?
Ah, ne fena hesap! Öyle bir yer var mı,
Saklayacak Zaman’ın hazinesini, Zaman’ın bağrından?
Ya da ayağına çelme takacak bir yiğit çıkar mı?
Yoksa kim esirgeyecek güzelliği, onun talanından?
Ah, hiçkimse, meğerki kudret varsa harikasında,
İşte orada sürecek aşkım, mürekkebin karasında.

[Coya’ya teşekkürlerle…] 

eserin devamı »

Popularity: 10% [?]

Mavi

mavi.jpgSillyPoet

Kızımın kaşları keman(1), ayakları mavi(2); Kızıma etek(3) vermiş, neresi kani (4)
Kan döktü aylarca; yılları fânî (5)… Peki… Daha oldu da olacak ne var ki yani,
Gözleri kör ölümü ani; Anne’den konuşmiyim, babanız tali (6)…

Kızımın gözleri çiçek, elleri beyaz; Kızıma vız gelir, boş gider ayaz;
Fakat tiksinişi pek, vicdani saki(9), Kaçmasam yahut sus(a)masam bari…

Kızımın karnı sıkı, nevri dolu; Kızıma değmesin her şeyin sonu;
Saçlarım demirden, acıtmış onu; Sussa ne, susmasa bitmiştir kulu…

Kızımın eteği, sonunda ati (7); Laf sözle imana gelecek sanki
Yastıkla boğmalı bu ise fani (5); Kızım dur! Torbayla kurtarsan bari… eserin devamı »

Popularity: 13% [?]

Ne bileyim…

desert-car-1.jpgkılına zarar gelmesin diye, ruhumu satardım umacılara, gittim duruşunu incittim. kim ne derse desin böyle bir dersi haketmişim. ondan  *öteki hayata kadar*  mahrum kalmak *fikrimde ve gönlümde oturduğu, her biri, gitmesin diye ayaklarına dolaşmak isteyen yerlerin kutsallığından sanırım*  ödemek zorunda kaldığım en büyük bedel şimdi. dahası yok gibi geliyo ama, umarım daha ağırını görmem asla. aklımdan kelimeler geçiyor hep, söylemeye direndikçe söz, düşünmemeye çalıştıkça kabus oluyo. çok beklersin; bu deyişte; gramer gramer’e karşı; eksik yazcam fiileri; sentaks sallanıyor. semantik içimde büyüyo. üç nokta da kullanırsam ne olayım. ünlem de. onu çok seviyorum, öyle ki, demogoji, yapmak istediğim en son şey bile değil; en son. i used to think that i was the man for her.. i am trying to be a man right now.. zaman çok ağır. sanki aylar geçtiydi, en son bir kırgınlık nöbetinde gözlerimi seçtiydi. ayrılık bize.. ayrıldık biz.. bırakmadı beni, bana katlanıyo.. sormadım bişey söylemedi o da; sanki beni avutuyo.. her şeye kadir, bense bir bebeğim, anlamam etmem, ne bileyim.. ne bileyim, tapıyom dedim sana, kendine tap dedi bana; hıçkırma nöbetlerim azalmaya başlar yakındır.. bilir o, kabuslarını gördüm, rüyalarını böldüm; sevdim hepsini, alıştım, sessizliğine karıştım.. susuyom öyle.. sevdiğine içten inanmışın, rüyalarına sakin, karışmışım; bilir beni; uzatmıcam, etmicem, güle güle demeden gitmicem; yanıyorum, ışık.. in search of a light, how many nights, should i have to torch myself, before letting her go.. gitmek ister mi ki, bıraktı beni.. bırakmadı beni, arada bir halim hatrım soruyo, hüsn-ü tahlil etmiyim böyle, belki bi gün, belki bi yerde durursam söyle; şairin dediği gibi: a truth that told with bad intent beats all the lies you can invent.. çok tatlısın dedi bana, çok mu geçti gece, yoksa kulaklarım istediğini mi seçti, bilmiyorum.. artık şımarmam ben.. boynunu eğmesin diye, ruhumu satardım şaşırma.. gittim.. duruşunu incittim…

SillyPoet

Popularity: 13% [?]

İlk Çıkacak Şarkı Benim Olsun

stranger-in-the-mirror.bmpÖzgür Erbaş

Ona, onunla tanışmadan çok önce, bir arkadaşımın “Zekası ölçülemeyecek kadar yüksektir;” dediği anda aşık olmuştum. O, bende olmayan her şeydi. Başta zeka ve diğerleri. Aynı anda birden fazla yetenek, birkaç kişiye yetecek kadar güç…

Zekamın ortalama olduğunun, yeteneklerimin geçici heveslere ve ardından gelen başarısızlıklar için söylenmeye yettiğinin farkındaydım. Hiçbir işi sonuna kadar götüremezdim. Başlangıçlar iyi, sonlar hep berbattı. Bağlama kursum için alınan aletin re sesini kötü çıkardığını hocamdan önce fark etmem, aletten, kurstan, hocadan ve içinde bağlama olan tüm müziklerden uzak kalmama yetmişti. Gitar çalmaya parmaklarım kısa geldi, ud almaya param. Ama karşımdakinin bilgisinin benden az olduğunu fark ettiğim anların hiçbirinde, orkestra şefi olmama bir sömestr kala konservatuarı terk etmiş numarası yapmaktan geri durmadım. Konservatuarda okuduğum yalanını söylemediysem de! eserin devamı »

Popularity: 13% [?]

Terk-e Tariz

terketariz.jpgÖzgür Erbaş 

Çok sevdiğim biri beni terk etmişti, ona dedim ki:

“Yine ben. Sana bir kez daha yalvarıyorum, beni terk etme. Yalvarırım beni terk etme! Kendimden korkuyorum. İçimde kaynaşan, adı andan ana değişen duygudan korkuyorum. Bir alev topu gibi yakan, jilet yutmuşum da tüm organlarımı kesiyormuş gibi ilerleyen, ne kadar içsem susuzluğum dinmeyecekmiş gibi gelen, kirpiklerimin arasına çakılı kibrit çöplerinin adı her neyse, işte o duygu.

Yalvarırım beni terk etme. eserin devamı »

Popularity: 10% [?]

Zaman İçindeki Kar

  snow01.jpgMelih Özuysal

Kar denizine doğru gülümseyerek uçarken mutluluktan başı dönen ve keyifle aşağıya bakıp “Yere inmeme daha var;” diye düşünürken birden bir yere konuveren bu kar tanesinin adı Lin idi.

Konduğu yerden aşağı bakınca bir sürü neşeli insan gördü, çünkü burası bir panayırdı ve kendisi de sirk çadırının tam tepesindeydi. İlk gördükleri çok eğlenceliydi: Bazı kar taneleri insanların şapkalarında dolaşıyor, bazıları insanların elindeki sıcak içeceklerin içine atlıyor, bazıları ise meraktan gözlerine giriyordu. Hatta atkıyla örtünmemiş olanların kulaklarına girip onları gıdıklayan kar taneleri bile vardı. eserin devamı »

Popularity: 24% [?]

-renkleri karışmış- resimdeki tavla oynayan Kız’a

silly-poet-tavla.jpgSillyPoet 

-renkleri karışmış- resimdeki tavla oynayan Kız’a

Zorunlu hareketler:

Rumuz: …sayfa sayfa okuyacam, lakin gücüm yetmiyor….

oğlum! Kavuşmak lakırdısını uzatmasan bu gece!
anasonla çiğerleri şişirmişsin bir kere…
oOo dostum! bakın kimler gelmişler,
Belki bizi sevmişler, O’ndan erken dönmüşler.
Resim diye şiir vardı içindeyim bu gece,
içinde bir hatun vardı; sokulmuşum sessizce.
Siz burada garsonsunuz, unutmuşum içince,
sesinizi duydum ama ölmüştünüz beş kere,
Sokak görse tanır mı ki yamacıma gelince.

Serbest program:

Bakın size ne anlatıcam,
eserin devamı »

Popularity: 20% [?]

Hakir

hakir01.jpgPelin Topçu

Sırtınızda el örgüsü hırkanız
Yüzünüzde kırkbeş günlük sakalınız
Kaba saba sözleriniz
Reddedişiniz
Sevilmeye izin vermeyişiniz
Bağırarak sevişmeniz
Alay edişiniz
Doğru sözleri söylemeyişiniz
İnsanlığı sevişiniz
İnsanları sevmeyişiniz
Lütuf saydığınız sözleriniz
Hayata ara verişleriniz
Gidişleriniz
Geri gelişleriniz
Puslu gözleriniz
Kibar elleriniz
İle tezat olan hantal bedeniniz
İle tezat olan yürümeniz
Bir hayalet gibi
Ve siz
Bu halinizle
Beni nasıl sevdiniz? eserin devamı »

Popularity: 20% [?]

Gece Okulu

graduate-movie.jpg

Melih Özuysal

Bu küçük şehirde ne çok anısını bırakıp gitmişti. Şimdi yıllar sonra yine bir yaz gecesi bu şehrin sokaklarındaydı. Üstelik yine saatlerin en acımasızı, en duyarsızı ve en sıkıcısı olan gecenin 10uydu.

Yürüdükçe, bir zamanlar hayallerini paylaşacak hiç kimseleri bulamamış olan ayak izlerine rastlıyor ve onların hala için için kanayışını duyuyordu. Hazır canı yanmışken, izler onu gençlik yıllarını geçirdiği mahalleye getirdi ve sokağın başında onu, yalnızlıkla ilk tanıştıran şey, kısa kambur gölgesi karşıladı. eserin devamı »

Popularity: 22% [?]

Allah Yazdıysa Bozsun!

muhendis.jpgPınar Elmasoğlu

Ben üniversitede öğrenciyken, bir mühendislik öğrencisi ile flört etmek, kız yurdunda -özellikle de Sosyal Bilimler okuyan kızlar arasında- ikinci sınıf muamele görmeye neden olan bir hadiseydi çok afedersiniz. Evet, öyleydi.

Felsefecilerin çok popüler olduğu bir dönemde öğrenciydim ben. Felsefeci sevgili sahibi olmak epey bir şey demekti; adam aşkın tarifini yapana kadar siz öbür tarafa geçmiş olurdunuz; bir nevi beden dışı deneyim. Vardı benim de felsefeci bir sevgilim, günlerimiz bu sandalye var mı yok mu, varsa benim gördüğüm gibi mi var, o sandalyeyi benim gördüğüm gibi yapan şey, yani benim algım hangi gerçeklikte filan tartışarak geçerdi.  Ağzından bir kere bile “aşığım sana”   gibisinden hafif meşrep bir cümle çıkmamıştır, o derece entelektüel bir adamdı kendisi. eserin devamı »

Popularity: 12% [?]