William Shakespeare, 65. Sone
April 6th, 2010 at 4:12 am (Şiir)
65. Sone
Ne taş, ne toprak, ne de engin deniz, tunç olsa özü,
Hepsine birden hükmeder kederli ölümün davası,
Nasıl duyulacak bu bozgunda güzelliğin sözü,
Bir çiçekten daha çelimsizken iddiası?
Ah, nasıl tutulacak göğüste yazın tatlı soluğu,
Kavgacı günlerin yıkıcı kuşatması verir mi aman?
Yıkılmaz dağların bile aşılmaz değilken doruğu,
Ağır çelik kapıları da aşındırmaz mı Zaman?
Ah, ne fena hesap! Öyle bir yer var mı,
Saklayacak Zaman’ın hazinesini, Zaman’ın bağrından?
Ya da ayağına çelme takacak bir yiğit çıkar mı?
Yoksa kim esirgeyecek güzelliği, onun talanından?
Ah, hiçkimse, meğerki kudret varsa harikasında,
İşte orada sürecek aşkım, mürekkebin karasında.
[Coya’ya teşekkürlerle…]
65th Sonnet
Since brass, nor stone, nor earth, nor boundless sea,
But sad mortality o’er-sways their power,
How with this rage shall beauty hold a plea,
Whose action is no stronger than a flower?
O, how shall summer’s honey breath hold out
Against the wreckful siege of battering days?
When rocks impregnable are not so stout
Nor gates of steel so strong, but Time decays?
O fearful meditation! Where, alack,
Shall Time’s best jewel from Time’s chest lie hid?
Or what strong hand can hold his swift foot back?
Or who his spoil of beauty can forbid?
O, none, unless this miracle have might,
That in black ink my love may still shine bright.
Popularity: 10% [?]

Dilşad şöyle yorumlamış:
May 21st, 2010 at 1:28 pm
çok güzelmiş! çiçekler açtırdı, susuz kalmışken…
çok sevgiler
Dilşad
Ergün Özkan şöyle yorumlamış:
May 26th, 2010 at 11:18 am
65inci sonnet iyi bir çeviri olmuş. Tebrik ederim Ekrem Bey. Yalnız merak ettiğim bir nokta var: Neden ‘pirinç’ değil de ‘tunç’ ? ‘Brass’ın bir anlamı da ‘tunç’ mu; yoksa şiirin özüne, temasına uyum sağlasın diye mi ?
ekremduzen şöyle yorumlamış:
May 27th, 2010 at 12:32 am
Teşekkürler. Hem beğeni hem de kritik için. Bir maden (veya metal) olarak alındığında “Brass”ın “pirinç” diye çevrilmesi doğrudur elbette. İngilizce-Türkçe sözlüklerde “brass”ın karşılığı olarak “cüret, küstahlık, yüzsüzlük” gibi anlamlar da var (örnek: http://tureng.com/search/brass). Muhtemelen bizdeki “kösele suratlı” deyimine karşılık gelen bir bağlamda kullanılıyor. Özdemir Nutku’nun Shakespeare Sözlüğü’nde (Kabalcı, 2008) ise katılık, sertlik, bozulmazlık, ödün vermezlik, inatçılık anlamına gelen kullanımlardan örnekler verilmiş (s. 75). Ben de benzer çağrışımları nedeniyle “tunç” demeyi tercih ettim. Türkçe’de de tunç sağlamlık, bozulmazlık, dayanıklılık, sertlik hatta mertlik anlamlarında kullanılıyor. Belki ilk mısrada “Ne kadar cüretkar da olsa taş, toprak ve engin deniz” gibi bir deneme de yapılabilirdi. Ancak o durumda kelimeden tümüyle uzaklaşmış ve salt anlamı sağlamaya çalışmış olurdum. Bu durumda, metal ailesi içinde bir oyuncu değişikliği yapmak bana evla göründü.
Ergün Özkan şöyle yorumlamış:
May 27th, 2010 at 9:32 am
Yanıtınıza teşekkür ederim. Onlar benim de aklıma gelmişti ama sizin seçiminiz gerçekten cuk oturmuş. Daha güzeli, daha uyumlusu olamazdı. Umarım devam edersiniz.