-renkleri karışmış- resimdeki tavla oynayan Kız’a

silly-poet-tavla.jpgSillyPoet 

-renkleri karışmış- resimdeki tavla oynayan Kız’a

Zorunlu hareketler:

Rumuz: …sayfa sayfa okuyacam, lakin gücüm yetmiyor….

oğlum! Kavuşmak lakırdısını uzatmasan bu gece!
anasonla çiğerleri şişirmişsin bir kere…
oOo dostum! bakın kimler gelmişler,
Belki bizi sevmişler, O’ndan erken dönmüşler.
Resim diye şiir vardı içindeyim bu gece,
içinde bir hatun vardı; sokulmuşum sessizce.
Siz burada garsonsunuz, unutmuşum içince,
sesinizi duydum ama ölmüştünüz beş kere,
Sokak görse tanır mı ki yamacıma gelince.

Serbest program:

Bakın size ne anlatıcam,
eserin devamı »

Popularity: 7% [?]

Hakir

hakir01.jpgPelin Topçu

Sırtınızda el örgüsü hırkanız
Yüzünüzde kırkbeş günlük sakalınız
Kaba saba sözleriniz
Reddedişiniz
Sevilmeye izin vermeyişiniz
Bağırarak sevişmeniz
Alay edişiniz
Doğru sözleri söylemeyişiniz
İnsanlığı sevişiniz
İnsanları sevmeyişiniz
Lütuf saydığınız sözleriniz
Hayata ara verişleriniz
Gidişleriniz
Geri gelişleriniz
Puslu gözleriniz
Kibar elleriniz
İle tezat olan hantal bedeniniz
İle tezat olan yürümeniz
Bir hayalet gibi
Ve siz
Bu halinizle
Beni nasıl sevdiniz? eserin devamı »

Popularity: 8% [?]

Yazamasam İstiyorum

nottre-dame01.jpgNeslihan Öztürk

buldum!

ben yazabilmek değil başkalarının hayatlarını yaşamak istiyor olabilirim. görüyorum, sonra gördüğüm en içime değiyor, sonra yazmak istiyorum, sonra kelime yetmeyince yazmayıp sinirleniyorum ya… işte o.

ben başkaları olmak istiyorum. bir başkası olmak değil. başkaları olmak, sonra da nesli halime geri dönmek… edepsizlik etmek istiyorum yani. edepsizlik edip başkalarının olduklarını varsaydığım, gördüğümü ve anladığımı sandığım hallerini dillendirip orgazm olmak, sonra insanların sağa sola bulaşan menilerini temizlerken yazdıklarımı unutmak istiyorum. unutarak, tecavüz ettiğim insanların hayatları gibi kendi hayatımı da katletmek istiyorum. eserin devamı »

Popularity: 7% [?]

Gece Okulu

graduate-movie.jpg

Melih Özuysal

Bu küçük şehirde ne çok anısını bırakıp gitmişti. Şimdi yıllar sonra yine bir yaz gecesi bu şehrin sokaklarındaydı. Üstelik yine saatlerin en acımasızı, en duyarsızı ve en sıkıcısı olan gecenin 10uydu.

Yürüdükçe, bir zamanlar hayallerini paylaşacak hiç kimseleri bulamamış olan ayak izlerine rastlıyor ve onların hala için için kanayışını duyuyordu. Hazır canı yanmışken, izler onu gençlik yıllarını geçirdiği mahalleye getirdi ve sokağın başında onu, yalnızlıkla ilk tanıştıran şey, kısa kambur gölgesi karşıladı. eserin devamı »

Popularity: 11% [?]

Gregor Samsa Size Bakıyor

 gregor-samsa.jpg 

Ceren Suntekin*

Bir sabah uyandığında bir böceğe dönüştüğünü gören Gregor Samsa, tüm olağan günlük işlerini bu haliyle yapmaya çalışır. **

Biz bir gün uyandığımızda kent yerle bir olmuş, insanlar gitmiş, mahalle dönüşmüş mü olacak?

Emlakçıya gittim ta şurdaki ev için. Adam dedi, ev sahibi hırkızdır, bi de akrep varmış çok. Şu yan köşedeki ev olsa, girişin de altı biliyo musun, üç tane odası var sadece, 400 diyor; 300 dese, 350 dese bile geçerim ama 400 çok. Bazı ev vardır pahalı, bazı ev vardır içi çok kötü, bazısı vardır komşuları iyi değil, hep bekâr, hep hırkız… eserin devamı »

Popularity: 12% [?]

Paso Doble

paso-doble01.jpg

Yudit Namer


Patlak bisiklet lastiğini bile eğretileyen,
dizginini kendi istediğinde sadece kendi istediğinin eline kendi istediği kadar veren,
ruhunu gömleği sanan adamla,
hala eski otobüs biletlerinin arkasında şiirler bulan ve bulduklarından küstahça medet uman,
zamanı kayık,
çekirdeği çürük,
ruhu kaçak kadın,
bir tek yalnız uyuyamadıklarında soyarlarsa ruhlarını birbirlerinin önünde,
bunun sonu ancak felaket olur.
Fakat ne adam vazgeçer biçim vermekten tedbirli teslimiyetine,
ne de kadın kıymet verir dizginlerin ellerinde bıraktığı kesiklere.

Popularity: 9% [?]

ODTÜ Size İyi Yolculuklar Diler

odtu-1999.jpg

Ekrem Düzen

Yazarın Notu: İşbu yazı, Üstad Kerem Kandemir’in “ODTÜ’den Kaçışım” başlıklı yazısına misilleme olarak kaleme alınmıştır. Dilerim ki Üstad bu yazıyı, nazire etmeye layık bulur; böylece ben de burada açamadığım başka mevzuları işlerim. Ve dilerim adacıklarımız arasında köprü kurma çabamız bir anakara teşekkülüne inkılâp eder.

KAÇAK

Bir kaçış hikâyesi anlatırken, kaçılan yere ulaşılana kadar olup biteni yazmanın daha doğru olacağı düşünülebilir. Oysa ulaşılan yerin gerçekten bir kaçış yeri olup olmadığını ancak sonrasında anlamak mümkündür. Bu nedenle ben size kaçtığım yerden söz edeceğim. Oraya yalnızca ‘bir yerden’ gitmek için değil aynı zamanda ‘bir yere’ gitmek için de kaçtığımı anlatabilmek için. eserin devamı »

Popularity: 13% [?]

Yokluğumun Seyir Defteri

seyir01.jpg

Yudit Namer

karanlığımın yüzüme yakıştığı saatler
- bazen şehrin karanlığına denk düşer,
saçmalarcasına ıskalar ya bazen, şahitsin –
ben yine inimde yurtsuzluğumla bozmuşum
yerde haritalar, fotoğraflar ve biletler bu kez, yosma memleketlerden, metres ikamelerden,
bir de su bardağından bozma şarap kadehi, başka türlü olmaz ya
aidiyetlerimden vazgeçmişim elde kibrit hazır beklerken,
dimağım halka halka, is is lekeli, kutunun içi darmadağın
- söylenecekse bu saatte söylenmeli
dinleyeceksin bu yüzden, elin mahkum - eserin devamı »

Popularity: 12% [?]

Paris brulé-t-il?

 arbeit01.jpg

Ebru Şebzindedâr Akman

Biliyorum ki derin bir kuyunun içindesin, biliyorum ki kuyu dışında, kuyuda olduğun gerçeği dâhil hiçbir şeyin bir önemi yok. Karanlık duvarları seyretmekten ve yâd edişte boğulmaktan başka bir şey istemiyorsun. Geleceği yâd edip durmak istiyorsun, kaybedildiğinden emin. Geçmişi umut edip durmak istiyorsun, yaşanacağından emin. Öylece durmak ve hayatının -rivayet bu ya- ölüm anında geçtiği gibi gözlerinin önünden geçişini seyretmek istiyorsun. eserin devamı »

Popularity: 12% [?]