İLMİHAL

ilmihal01.jpgYazan: Tuncblake

AKP’nin üniversitelerde türbanın serbest bırakılması amacıyla değiştirdiği anayasa maddesi, cumhuriyet savcısının, AKP’nin kapatilmasiyla ilgili düzenlediği iddianameye de girdi. Dolayısla, yorumumuzu, derli toplu halde yenileme ihtiyacı oluştu.

Bu tartışmanın çerçevesi, sadece, kadınların üniversiteye türbanla girmesi değil; onun ötesine geçen bir noktaya geldi. Yani, bu soyut tartışmaya giren bütün aktörler, argümanlarını kurarken, bu meselenin ötesinde konulara da referans vermeye başladılar. Böylece, tartışmanın bir sürü boyutu oluştu. Tekrar pozisyon belirliycek olursak: eserin devamı »

Popularity: 15% [?]

TARTIŞMA (4): Türkiye’nin Geleceği

ajandalar.jpg

Türban ekseninde laikliği irdelediğimiz tartışma, başlangıçta belirlediğimiz bağlamın dışına taşma eğilimine girdi. Biz de, bu gelişmeyi fırsat bilerek, yeni bir tartışma başlatmayı uygun gördük:
Türkiye’deki siyasi aktörlerin ajandalarında neler var? Türkiye’nin geleceğine ilişkin nasıl tasavvurlara, vizyonlara sahipler? Türkiye’yi nereye götürmek istiyorlar? Özgürlükler, yasaklar, liberalizm, muhafazakarlık, din, ideoloji, demokrasi ve laiklik gibi kavramlar üzerinden, bu sorulara yanıt aramak istiyoruz. Tabii, bireyler, vatandaşlar, yurttaşlar olarak, ülkemizin yarınlarına ilişkin kişisel beklentilerimizi de paylaşacağız.
eserin devamı »

Popularity: 9% [?]

Âşık Kime Âşık?

narcissus01.jpgYazan: Ayşegül Sütçü
(nam-ı diğer
mutluelma)

Aşk üzerine düşünmeye başlayınca, sonu gelmiyor doğrusu. Aşkın biyolojik açıklamaları üzerinde düşündük, okuduk, bir iki şey de öğrendik, tamam. “Âşığım” dediğimiz sırada beynimizde neler olup bittiğini biliyoruz artık. İyi de aşk sadece bu mu? Aşkın mekanizması yediğimiz yemekleri sindirmek, ya da yara yerindeki iltihabı apseye çevirmek kadar biyolojik mi? Tüm biyolojik olaylarla aşkı aynı kefeye koyacaksak, aşkımızın açtığı yürek yaralarımıza olduğu kadar ayakkabı vurmalarına, gaz sancılarına da duygu dolu şiirler yazmamız beklenmez miydi? Hayır, bu kadar değil aşk. Aşkın sadece biyolojik bakış açısıyla açıklanabilir olmadığından eminim. Bu duygunun çok daha psikolojik ve felsefî yönleri olmalı. Bu konu üzerinde düşünüyorum epeydir. eserin devamı »

Popularity: 13% [?]

ODTÜ’den Kaçışım

odtu01.jpg

 

Yazan: Kerem Kandemir

Çok emin değilim ama sanıyorum lise ikinci sınıftaydım. Pek çok ergen gibi, annemle sorunlar yaşıyordum. Zaten yatılı okuduğum için, hali hazırda parçalanmış/eksilmiş aileme (sekiz yaşında yetim kalmıştım zira) ziyadesiyle yabancılaşmış durumdaydım ama ne gariptir ki, hafta sonları iki günlüğüne olsun, cennet mekanı evimize (orman fidanlığında, müstakil bir lojmanımız vardı) gidip annemle ve kız kardeşimle karşılaşmak bile bana fazla geliyordu. Olabildiğine uzaklaşmak istiyordum, ailemin geri kalanından. Çünkü babanız öldüğünde, annenizin de içinde bir şeyler ölür. Çünkü babanız öldüğünde, anneniz de ölür… Annenizden yerini alan nevrotik varlık da, sizi hayatının merkezine oturtur; sizin dolayımınızla yaşama dönmeye çalışan bir zombi haline gelir. eserin devamı »

Popularity: 13% [?]