Magritte - “İmkansızı Denemek” Üzerine
January 20th, 2008 at 8:30 am (Resim)
Yazan: Yudit Namer
O hiç kendine alışamamıştı. Bedenini de adını da kavrayamamıştı. Adını ve bedenini kavrayanları anlayamamıştı. Tek anladığı, içerlemesiydi, aynaya baktığında gördüğüne. Herkes bu kadar aitken adına ve bedenine, içine sinmemesiydi yaradılışı; diğer kadınlar gibi aynaya gülerek bakamamasıydı, kendini boyarken. Savaş boyları sürüp, ad ve beden faşistlerine saldırmayı beklemesiydi.
Uğraşsa çözebilirdi belki. Çözse bir işe yarayabilirdi belki. Yarasa adını sevmiş gibi yapabilirdi belki…
Vazgeçti uğraşıdan. Gitti, kendine zıt bir isim seçti, ona uygun bir bedenle birlikte. O isme, o bedene göre varolmaya alıştı, yalan bir bedende varolmaktan daha zor olmazdı ya… Sorgulayarak belirsizlik içinde yaşamaktansa, sorgulamadan zıtlıkla yaşamak daha kolaydı. Durdu. Bir süre sadece oldu. Oluşu gitgide sustu. Susuşu izin verdi oluşuna.
Zıtlık içinde olurken zamanla keşfetti olmak istediğini. Kadındı olmak istediği. Oluş üstü, varoluş üstü bir kadın, kadın özü, kadın tözüydü. Sınırlıydı, olamazdı, o töze varamazdı belki ama tasarlayabilirdi. Kafasının içinde bile olsa deneyebilirdi tözlüğü. Kadınlığı kapsarken, uçucu olmanın düşünü kurabilirdi. Esanslık hissiyle oynayıp keyif alabilirdi. Bedeni yabancı olsa da, tini varolabilirdi. Sırf tini var diye adsız yaşayabilirdi. Adsızlığında kaybolup gidebilirdi. Belki o zaman yok olmayı, varlığına sığdırabilirdi.
Popularity: 31% [?]

tansu şöyle yorumlamış:
February 8th, 2008 at 5:34 pm
Adını ve bedenini yadsımak da, kendini kandırıp var olanla huzur bulmak kadar dramatik değil mi…
Tuncblake şöyle yorumlamış:
March 1st, 2008 at 10:21 pm
Yudit, imkansızlık için bir imkanı görüyorum bu yazıda.. Gerçekten otantik bir deneyimi, yani, sahip olmakla olmanın kopuş anını yansıtıyor gibi… Sadece, bir nostalji ve geçmiş zaman kipinde konuşuyor olman beni üzdü; halbuki böyle bi deneyim, ancak, şimdi/hemen ve şimdi hariç her zamanı (geçmis ve geleceği) redderek duyumsanabilir gibi görünüyor…