<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Comments on: Türkiye&#8217;deki Dinler Arası Savaş</title>
	<link>http://www.yorumlayanlar.com/2008/01/02/laiklik-kemalizm/</link>
	<description>Eleştirel Düşüncenin ve Sanatın Mabedi</description>
	<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 09:21:40 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
		<item>
		<title>By: MUMTAZ AYDIN</title>
		<link>http://www.yorumlayanlar.com/2008/01/02/laiklik-kemalizm/#comment-194</link>
		<dc:creator>MUMTAZ AYDIN</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Feb 2008 06:50:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.yorumlayanlar.com/2008/01/02/laiklik-kemalizm/#comment-194</guid>
		<description>Yazar arkadaşımız konuya bence çok yüzeysel yaklaşmış, malesef tatmin edici cevaplar verememiştir. Bence, konuyu Türkiye'nin -kültürel ve endüstriyel anlamda- devrimlerinin tamamlanamayışı ve de çok partili hayata geçiş sürecinin uygun zamanda gerçekleşmemesinin şu anki süreci doğurduğu kanısındayım.

Sevgiler,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazar arkadaşımız konuya bence çok yüzeysel yaklaşmış, malesef tatmin edici cevaplar verememiştir. Bence, konuyu Türkiye&#8217;nin -kültürel ve endüstriyel anlamda- devrimlerinin tamamlanamayışı ve de çok partili hayata geçiş sürecinin uygun zamanda gerçekleşmemesinin şu anki süreci doğurduğu kanısındayım.</p>
<p>Sevgiler,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Ebru Akman</title>
		<link>http://www.yorumlayanlar.com/2008/01/02/laiklik-kemalizm/#comment-179</link>
		<dc:creator>Ebru Akman</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jan 2008 13:43:38 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.yorumlayanlar.com/2008/01/02/laiklik-kemalizm/#comment-179</guid>
		<description>Sayın Adamın Biri,

Elbette, yazının sahibi, yorumunuza daha uygun ve yerinde bir cevap verecektir, arzu ederse. Yine de, belki atladığınız bir kaç noktayı hatırlatmak isterim: 

Yazar, burada, Kemal Atatürk'ün aslında bir peygamber olmayı tercih etmemiş olduğunu ama hepimizin gönül borcuyla bağlı kalması gereken bu insanın, yanlış bir ikonlaştırılmaya kurban edildiğini anlatmaya çalışıyor bence. Modernci kavramlar olan demokrasi, cumhuriyet, ulus-devlet kavramlarının, Mustafa Kemal'in yaratması olmadıklarını, olsa olsa, bunları, bu topraklarda kurulacak yeni cumhuriyete ilke yaptığını da ekliyor. 

Yanlış ikonlaştırma sonucu, Mustafa Kemal'in, sanki şeriatçıların ya da başkalarının söylediklerinin karşısında yeni bir "din" getirmiş gibi algılanmasının da, temelde, Mustafa Kemal'e haksızlık olduğunu belirtiyor. Zira, Mustafa Kemal'in bu kavramlara gönülden bağlılığının ve yeni cumhuriyette bu moderci kavramların ilke olmasını istemesinin, ayrımcılıktan ziyade, uzun vadede, çoğulcu bir devlet anlayışına yol açmasını dilemesinden olduğunu anlıyorum ben. 

Yorumunuzun sonunda, "faşist" kemalist dinine inanmayı tercih ederim demişsiniz ya, işte bu tam da Kemal'in kendisinin karşı çıkacağı bir şey olurdu, diyor yazar. 
Sanmam ki, yazar bu ülkenin doğu ile batı arasında kalmışlığını azımsasın ve o beklenti tabir ettikleriniz ne ise onların girdabına kapılmış olsun. 

Bu yazıdan, sizin ititraz ettiğiniz anlam çıkmaz. Ülkeyi temel iki ideoloji ile ikiye bölmek, tam da Kemal'in bütün hayatı boyunca kurmaya çalıştığı şeye hakarettir bence. Üstelik, derdi, o günün koşullarında, karga tulumba, -belki biraz diktatörce olsa bile- yeni bir Cumhuriyet kurmak olan bir lider için bu söyledikleriniz, hakaretin de ötesine geçmektedir. 

Mustafa Kemal, kendisinin dilediği gibi bir izlenim, nam bırakabilmiş olsaydı, bugün onu içtenlikle, sevecenlikle ve vefa ile herkesin hem de herkesin anmaması diye bir durum söz konusu olmayacağı gibi, bazılarının, -izninizle- sizin gibilerin, onu, kurduğu cumhuriyetin üstünde tutması diye de bir şey de söz konusu olmazdı. 

Saygılar benden,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Adamın Biri,</p>
<p>Elbette, yazının sahibi, yorumunuza daha uygun ve yerinde bir cevap verecektir, arzu ederse. Yine de, belki atladığınız bir kaç noktayı hatırlatmak isterim: </p>
<p>Yazar, burada, Kemal Atatürk&#8217;ün aslında bir peygamber olmayı tercih etmemiş olduğunu ama hepimizin gönül borcuyla bağlı kalması gereken bu insanın, yanlış bir ikonlaştırılmaya kurban edildiğini anlatmaya çalışıyor bence. Modernci kavramlar olan demokrasi, cumhuriyet, ulus-devlet kavramlarının, Mustafa Kemal&#8217;in yaratması olmadıklarını, olsa olsa, bunları, bu topraklarda kurulacak yeni cumhuriyete ilke yaptığını da ekliyor. </p>
<p>Yanlış ikonlaştırma sonucu, Mustafa Kemal&#8217;in, sanki şeriatçıların ya da başkalarının söylediklerinin karşısında yeni bir &#8220;din&#8221; getirmiş gibi algılanmasının da, temelde, Mustafa Kemal&#8217;e haksızlık olduğunu belirtiyor. Zira, Mustafa Kemal&#8217;in bu kavramlara gönülden bağlılığının ve yeni cumhuriyette bu moderci kavramların ilke olmasını istemesinin, ayrımcılıktan ziyade, uzun vadede, çoğulcu bir devlet anlayışına yol açmasını dilemesinden olduğunu anlıyorum ben. </p>
<p>Yorumunuzun sonunda, &#8220;faşist&#8221; kemalist dinine inanmayı tercih ederim demişsiniz ya, işte bu tam da Kemal&#8217;in kendisinin karşı çıkacağı bir şey olurdu, diyor yazar.<br />
Sanmam ki, yazar bu ülkenin doğu ile batı arasında kalmışlığını azımsasın ve o beklenti tabir ettikleriniz ne ise onların girdabına kapılmış olsun. </p>
<p>Bu yazıdan, sizin ititraz ettiğiniz anlam çıkmaz. Ülkeyi temel iki ideoloji ile ikiye bölmek, tam da Kemal&#8217;in bütün hayatı boyunca kurmaya çalıştığı şeye hakarettir bence. Üstelik, derdi, o günün koşullarında, karga tulumba, -belki biraz diktatörce olsa bile- yeni bir Cumhuriyet kurmak olan bir lider için bu söyledikleriniz, hakaretin de ötesine geçmektedir. </p>
<p>Mustafa Kemal, kendisinin dilediği gibi bir izlenim, nam bırakabilmiş olsaydı, bugün onu içtenlikle, sevecenlikle ve vefa ile herkesin hem de herkesin anmaması diye bir durum söz konusu olmayacağı gibi, bazılarının, -izninizle- sizin gibilerin, onu, kurduğu cumhuriyetin üstünde tutması diye de bir şey de söz konusu olmazdı. </p>
<p>Saygılar benden,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: adamın biri</title>
		<link>http://www.yorumlayanlar.com/2008/01/02/laiklik-kemalizm/#comment-178</link>
		<dc:creator>adamın biri</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jan 2008 10:43:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.yorumlayanlar.com/2008/01/02/laiklik-kemalizm/#comment-178</guid>
		<description>Pardon arkadaşım, bu ülkede herkes Atatürkçü değil mi yani? Bu ülkeyi bu vatanı kurtaran O değil mi? Varsayalım bu bir din; ne var yani, ben bu dine inanıyorum, peygamberimiz de Atatürk, olamaz mı? Senin dediğin gibi bir faşizim varolduğunu kabul etsek de, demoksarinin düzgün işlediğini gördüğün bir ülke örneği var mı ki? Amerika'nın başındaki adam denecek Bush bile insanoğlunun 3000 sene önce dünyaya geldiğine inanıyor ve kendisinin görevli olduğuna inanıyor. Bu ülke, Doğu ile Batı arasında kalmış, sıkışmış. Çok fazla beklentilere girmeden, makul olmak lazım. Dincilerin şeriat heveslerindense, "faşist" Kemalizm dinine inanmayı tercih ederim. 

Saygılar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Pardon arkadaşım, bu ülkede herkes Atatürkçü değil mi yani? Bu ülkeyi bu vatanı kurtaran O değil mi? Varsayalım bu bir din; ne var yani, ben bu dine inanıyorum, peygamberimiz de Atatürk, olamaz mı? Senin dediğin gibi bir faşizim varolduğunu kabul etsek de, demoksarinin düzgün işlediğini gördüğün bir ülke örneği var mı ki? Amerika&#8217;nın başındaki adam denecek Bush bile insanoğlunun 3000 sene önce dünyaya geldiğine inanıyor ve kendisinin görevli olduğuna inanıyor. Bu ülke, Doğu ile Batı arasında kalmış, sıkışmış. Çok fazla beklentilere girmeden, makul olmak lazım. Dincilerin şeriat heveslerindense, &#8220;faşist&#8221; Kemalizm dinine inanmayı tercih ederim. </p>
<p>Saygılar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
