Çaylak Çakal

jackal01.jpg

Ekrem Düzen

kesin yanlışlardan kalkıp belirsiz doğrulara uzanan
uçmaktan habersiz çaylak yüreğindir -heveskâr ve yırtıcı-
konup göçmek ister ya bir sahradan ötekine
bu, senin bir olmayıştan geldiğindir

kusursuz yalanlardan geçip ucube gerçeklere ulaşan
hesaptan habersiz çakal aklındır -gönülçelen ve kıyıcı-
başka bir seraba büyülenir ya her su kenarında
bu, senin bir kayboluşa gittiğindir eserin devamı »

Popularity: 10% [?]

Irak’ın İşgali -2- (Yalan Balonları Patlıyor -IV-)

Yazan: Kerem Kandemir

invasion-02.jpgIrak’ın İşgali -1- için klikleyin

Yalan Balonları Patlıyor tefrikasının
1. bölümü
2. bölümü
3. bölümü

11 Eylül Sonrası: Altın Yılların sona ermekte olduğunun emarelerinden biri de, yeni binyılın ilk Amerikan başkanlık seçimini, Al Gore yerine oğul Bush’un kazanması olmuştu, diyebiliriz. Lakin, o dönemdeki endişeler (11 Eylül’den önce), Cumhuriyetçiler’in iktidara gelişiyle, A.B.D.’nin yine izolasyonist bir dış politikaya geri döneceği, dünyada olup bitenlere sırtını dönerek, kendi iç meselelerine yoğunlaşacağı yönündeydi. El Kaide hariç kim bilebilirdi ki, bizi bambaşka bir gelecek bekliyor. eserin devamı »

Popularity: 10% [?]

Irak’ın İşgali -1- (Yalan Balonları Patlıyor -IV-)

Yazan: Kerem Kandemir

saddam01.jpgYazının
1. bölümü
2. bölümü
3. bölümü

Yalan balonlarını patlatma metaforuyla lanse ettiğimiz yazı dizimizin bu son bölümünde, şu ana kadar söylediklerimizle çelişir gibi görünen ve bu yüzden de ısrarla açıklamamız, kendi paradigmamızın içine oturtmamız istenen Irak’ın işgalini masaya yatıracağız.

İlk iş olarak, ad hoc bir tez ortaya atalım: 11 Eylül olmasaydı, Irak işgal edilmeyecekti. Yani, siyasi anlamda, Irak’ın neden işgal edildiği sorusuna yanıtlar ararken, bu faaliyeti, 11 Eylül saldırıları sonrasında oluşan bir bağlam (context) içerisinde yürütmemiz gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki dinazorlar, dünyaya dev bir meteor çarpmasaydı, belki milyonlarca yıl daha, egemen bir tür olarak yeryüzünde dolanacak idiyse, Saddam ve oğulları (hatta torunları) da, 11 Eylül yaşanmasaydı, kuvvetle muhtemeldi ki, saltanatlarını daha onyıllarca sürdürecekti. eserin devamı »

Popularity: 12% [?]

Mukaddime (Yunus - Bektaş Veli Diyalektiği)

bektash-last1.jpg

Yazan: Babilli Emmanuel

“Haddini, nefes vermeye kalkışacak denli yukarılara çeken biri ya mecnundur ya da aşkın ruhların piri.”

Farkındayım; zamane insanı, nefeslere itibar etmeyi bilmiyor. Daha ziyade, televizyonda gördüğü sadist, psikopat dizi kahramanlarının ağzından dökülen, çirkefe bandırılmış sözlerden müteessir oluyor. Zayıf kişiliği yüzünden, hayatın ona biçtiği kronik kurban rolünü taşıyabilmek için, gücetaparlığı, bir savunma mekanizması olarak geliştirmek durumunda kalıyor.

O halde, bu nefeslerin, bu devirde, kendilerini gerçekleyecek bedenler bulamayacağı -bu denli- aşikarken, neden üflüyoruz onları, -kös develeri gibi- kulakları mühürlenmiş ruhlara doğru? eserin devamı »

Popularity: 7% [?]

Küreselleşen Dünyada Bastığın Yeri Toprak Deyip Geçme!

toprak01.jpgYazan: Ayhan Ulusoy

Yusyuvarlak

Küreselleşme denen fenomen aslen neolitik çağdan beri yavaş yavaş oluşmaktaydı. Geçtiğimiz yüzyılda yaşanan teknolojik gelişmeler, taşıma, ulaştırma ve iletişim gibi alanlarda yeni bir çığır açarak bu fenomeni belirgin bir trend haline getirdiler. Soğuk savaşın bitmesiyle de bunun önündeki siyasal engeller kalktı ve şaşırtıcı olmayan bir şekilde bundan bahsedilmeye başlandı.

Küreselleşme esasen dünya üzerindeki mesafelerin pratikte kısalmasıdır (daha kolay katedilmesidir). Hal böyle olunca, malların, bilginin ve sermayenin akışı nispeten kolaylaşmaktadır. Bunu mümkün kılan bir diğer etken de -siyasi olarak- gümrük duvarlarının yıkılıyor oluşudur. Aslen insanların akışı da kolaylaşmaktadır ancak bunun önünde belirgin siyasi engeller vardır bugün. eserin devamı »

Popularity: 15% [?]

Dip Dalgası, Tarihin Motoruna Karşı (Yalan Balonları Patlıyor -III-)

kuresellesme.jpg Yazan: Kerem Kandemir

[Yazının 1. Bölümü I 2. Bölümü ]

Sizi dünyadan kopararak, kendi karadüzenlerini sürdürmek isteyen yerel asalakların, dünyada olup bitenlere ilişkin bir araştırması, bir çalışması, bir gözlemi, bilgisi, bulgusu ya da entelektüel manada değer ifade edebilecek her hangi bir referansları, dayanak noktaları olmadığından, işlerini küfür, hakaret, karalama, iftira ve sloganlarla görmeye çalışırlar.

Siz onların karşısına araştırmayla, bilgiyle, argümanla çıkarsanız ve insana yakışır bir şekilde derdinizi anlatmaya çalışırsanız, sözlerinizi bitirdiğinizde, görüşlerini anlatma sırası onlara geldiğinde, ağızlarından, salyalara bulaşmış halde şu tür hitaplar dökülür: “Vatan haini! Satılmış! Müstemlekeci! İşbirlikçi!” Ezberi bozulamayacak kadar sürüngensi olanlar (hani şu, Hulki’nin, insanla timsah evrimlerini bağlayan ara tür olduğundan şüphelendiği fotomontaj yaratık geldi gözümün önüne), peş peşe sloganlar da patlatabilirler, akabinde. Lakin, hepsi odur işte, ussal cephanelerinin. Küfür ve slogan faslı bitince, söyleyecek başka bir şeyleri kalmaz.

Her neyse, sözel alanı kuru sıkı salvolarla, slogan ve hakaretlerle işgal etmeyi kendine misyon edinmiş dip dalgacılarını, tarihin motoru, zaten, kendi yarattıkları girdapta boğuyor. Bu, kaçınılmaz bir süreç. Medeniyetler tekamül ettikçe, insanoğlu korkularını aşıp özgürleştikçe, bu dip dalgacı sürüngenler de, can çekişerek, çığlıklar atarak, tarihin çöplüğüne doğru sürükleniyorlar. Nesilleri tükeniyor; kökleri kazınıyor. eserin devamı »

Popularity: 12% [?]

Fevkalâde mühimim… Sen de ol!

diz01.jpgYazan: Özgür Erbaş

Seni iki elimle kavrayıp afiyetle yesem, dedim. Ya ben ya o, diye yanıt verdin. Oysa derdimiz bu değildi, hiç değildi. Biliyorum. Kendimden biliyorum hem de. Birileri dediydi bi vakit:
-demeseler nerden bileyim, bilemem ki- portakal suyu içelim desem turp olmaz mı diyeceksin. Birileri demişti hatırlıyorum. Hatırlamasam derler miydi? Demişlerse hatırlamaz mıyım? Demeseler bilir miyim? Biliyorsam demez olurlar mı? eserin devamı »

Popularity: 8% [?]

KUBBE

Belgin Zorlu

Şafakta gördüm,kubbe01.jpg
Buklelerdeki sözcüklerimin bilmecesini
Kifayetsiz maskeli sözlerini de;
Bir bir yerleştirdim incecik kıvrımlarının diplerine,
Göçmen yaylı eşliğinde eserin devamı »

Popularity: 8% [?]