22 Temmuz Tekerlemesi

Özgür Erbaş

bremen01.jpg

komşu komşu, oğlun kızın ne getirmiş?
- döşemelik tesisatla ampul,

kime kime?
- hepimize hepimize,

nerde nerde?
- güvercinin ardında,

güvercin nerde?
- ok deldi geçti,

ok nerde?
- kırat yuttu,

kırat nerde?
- arı soktu,

arı nerde?
- kurt yedi,

kurt nerde?
- dağa karıştı,

dağ nerde?
- meclise gitti,

meclis nerde?
- yuvarlandı, tekerlendi, yerine oturdu.

Popularity: 10% [?]

Toplu Yanıtlar

habermas.jpgYazan: Kerem Kandemir

Sevgili Dostlarım,

Bu yazıda, içerik tartışmasına girmeksizin, meta düzeyde, iletişimimizin aldığı hale ilişkin yorumlarımı paylaşmak istiyorum sizlerle. Dilerseniz, önce kendi tavrımdan ve tarzımdan başlayayım, değerlendirmeye:

Evet, oldum olası, provokatif bir üslupla yazmayı yeğlemişimdir. Takdir edersiniz ki, bu bilinçli bir tercihtir. Çünkü reaksiyon almayı, tartışma başlatmayı severim. Yalnızca üsluba indirgemek de yanlış olacaktır sanıyorum. Zira, yazdıklarımın içeriğine de baktığımızda, tabu olarak telakki edilen konuları seçmeye, söylenmeyenleri söylemeye falan pek hevesli olduğum tespitini yapabiliriz. Beni yakından tanıyanlarınız, tartışmaya doymayan bir yapım olduğunu teslim edecektir. eserin devamı »

Popularity: 11% [?]

Üzgünüm

discontents02.jpg

Yazan: Alice

Üzgünüm…Başta, üzdüğüm için. Sonra fark etmediğim için. Hissetmediğim için, değiştirmediğim ve hatta karşı çıkmadığım için üzgünüm. En acısını tatsam da aynı olmaz. Doğrudur, değişir belki birkaç şey ama üzgünüm, aynı kalacak galiba çoğu şey. Siz anlarsınız beni, dinlersiniz belki. Dinleseniz çok şey değişir mi bilinmez ama paylaşmak da bir nebze güçlü kılar etkisini üzgünlüğümün. Ne dediğimi anlamaya çalışan bir çift göz düşer gibi oldu beyaz kağıtımsı bir havası olan bilgisayar ekranıma. Merak güzel histir. Kedi filan ölmez meraktan. Öyle derler, saçmalarlar. Kedi açlıktan ölebilir, ya da kavgadan. Merak kötülendikçe kötülenir çünkü sadece saklanan ölür meraktan. Kim saklanır? Kimden saklanır? Ya da neyi saklar insanlar diğerlerinden? Bunca yıldır neden düşünmekten korkar insanlık? Neyi bulma ihtimalidir insanı böyle sefilce korkutan? eserin devamı »

Popularity: 12% [?]

Tehdit Cümleleri

Yudit Namer


Tehdit

Gelirim
Görürsün
Korkmam bu defa
Alırım beni elinden
Ağlarsın
Dönmem
Çıldırırsın
Vurursun kendini
Ağlamam

eserin devamı »

Popularity: 22% [?]

Kahrolsun A.B.D.! (Yalan Balonları Patlıyor -II-)

anti-abd02.jpgYazan: Kerem Kandemir

(Yazının birinci bölümünü okumak için klikleyin)

Buraya kadarki savlarımızı toparlarsak:

1-) Türkiye’nin temel sorunu, insanoğlunun küresel gelişim sürecine ayak uydurmakta güçlük çekmesidir.
2-) Buradaki müşkülat, statükodan beslenen yerel çıkar çevrelerinin ayak diretme çabasından kaynaklanmaktadır.
3-) Söz konusu guruplar, toplumsal dönüşümü engellemek, engelleyemediği durumlarda, ona karşı oluşan reaksiyonları maniple etmek ya da toplumda değişim talebi yaratacak unsurları baskılamak için toplumun bilinçaltına, yani geleneğe, göreneğe referans verip işlevini yitirmiş arkaik değerleri yücelterek toplumu muhafazakarlaştırma yoluna gitmektedirler. eserin devamı »

Popularity: 18% [?]

Muhalif Ol, Uzlaşma Yarat! (Ulusal Matematik -II-)

girdap.jpgYazan: Ekrem Düzen

Ülkemiz bir kez daha bölünme tehditleri altında. Bu tehditlerin bir kısmı inançlar ve yaşam biçimleri diğer kısmı ise ulusal ve etnik kimlikler ekseninde şekilleniyor. Dolayısıyla ülkemiz, tahlili kolay olmayan çapraz bölünmelere de gebe. İlginç olan, muhatapların tümümün, en azından görünüşte, birlik ve bütünlük sağlama ve sürdürme iddiasında oluşu. İronik olan ise ‘tarafların’ bu bölünmelere, diğer tarafların bertaraf edilmesinden başka bir ‘çözüm’ bulamayışı.

Herhangi bir eksende (ya da çapraz eksenlerde) oluşacak herhangi bir bölünmenin sadece bölenlere yarayacağı ve bölünenlerin şu anda olduklarından çok daha beter hallere düşecekleri gerçeğini umarım kimse tartışmaya kalkışmaz. Böyle bir tartışma açmayı aklından geçirenlere diyeceğim şudur: Biz henüz birbirimizle (tüm inançlar, yaşam biçimleri ve kimliklerle) organik ve dinamik bağlarımızı ve ilişkilerimizi sürdürmeksizin tek başımıza varlığımızı garanti altına almış bir ülke değiliz. Daha kısası, henüz bölünecek kadar güçlü değiliz. eserin devamı »

Popularity: 18% [?]

Günebakanlar Bile Küstü Güneşe!

 

aycicek2.jpgYazan: Ebru ‘Şebzindedâr‘ Akman

Günebakanlar bile küstü güneşe!
Sofie seçti, sıra bende!

Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ortaya çıkan “cumhuriyet mitingleri” ile başlayan ve daha sonradan “ya sev ya terk et, ya da terk ettir” haline gelen ve ak ve karanın grinin en çirkin tonunda birleştiği bu politik durumda yapılabileceklerden bir tanesini gerekçelerini de açıklayarak seçiyor Kerem, son iki yazısında. Hiçbir şey yapmadıysa, beni yazmaya sevk etti bu yazılar. Buyrun! eserin devamı »

Popularity: 18% [?]

Emperyalizm ve Küreselleşme Gerçeği (Yalan Balonları Patlıyor -I-)

anti-abd01.jpgYazan: Kerem Kandemir

Soru şu:
Amerika kahrolsa, biz de kurtuluşa ermiş olacak mıyız?

Etrafınızı saran boş boğazlı cühela takımının (mentelektüeller), dünya ve memleket meseleleriyle ilgili temel tezi şudur:

“Biz aslında süperiz; dört dörtlüküz. Bizi bir rahat bıraksalar, kopup gideceğiz; dünyaya hükmedeceğiz. Lakin, dört bir yanımız düşmanlarla çevrili. Bu yetmiyormuş gibi, başta A.B.D. olmak üzere tüm Batı (egemen güçler), emperyalist emellerini uygulamak için yüzyıllardır uğraşmaktalar. Bizi bölmek, parçalamak ve ardından da yönetmek istiyorlar. Dış güçlerin memleket içindeki işbirlikçilerini, memleketi satan vatan hainlerini (benim gibi düşünenleri kastediyorlar) de unutmamak gerek.” eserin devamı »

Popularity: 22% [?]

“Yazı Bekliyorum…”

say-no.jpgYazan: Pınar Elmasoğlu

Bekleyen ben değilim. Beklediğim ise, olanca sıcaklığı ile ılıman iklim kuşağında konumlanan güzel ülkemin çöl sıcaklarıyla kavrulduğu yaza dair günlerden biri daha değil üstelik.

“Yazı bekliyorum,” yazası olmayan insanı yazmaya mecbur kılma cümlesi. Kibar, mesafeli. Yazarken göğüste bir sıkışma ile soluklandıkça yine de dağılmayan bir daraltma cümlesi, seyrek bir emir kipi, tatlı tatlı kaşındıran bir buyurma. Üstelik işin fenası, yazmaya çalıştıkça yazı bekleyen kişinin yüzü kağıdın önüne geliyor, gözlerimi görüntüden kurtulmak için sağa sola kaydırıyorum ama nafile. “Yazı bekliyorum” beyaz ve çıplak, mürtet ayaklarının ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi edilgen ama güçlü bir ısrarla üzerime üzerime yürüyor, kıvranıyorum… eserin devamı »

Popularity: 13% [?]

Açmazı Reddet, Oyuna Gelme! (Ulusal Matematik -I-)

hands01.jpgYazan: Ekrem Düzen

Bir gün Demokrasi ile Cumhuriyet’ten birini diğeri uğruna kurtarmak zorunda kalırsam ne yaparım? Bugün karşı karşıya geldiğim/getirildiğim sorun budur. Ama bu sorunun üstesinden nasıl geleceğimi düşünmeden önce, anlamlı bir soru sorduğunu zannederken beni “denizde boğulmakta olan iki kardeşinden hangisini kurtarırsın” cinsinden bir ‘açmaz’a maruz bırakan kendini bilmezlerin ve kardeşlerimi boğulma noktasına getirip bana kurtarma misyonu ve kudreti yükleyen sorumsuzların cümlesine had bildirmek, el hak caizdir. eserin devamı »

Popularity: 19% [?]

Güllaççı Berun Bey

berun-bey.jpgYazan: Melih Özuysal

Güllaççı Berun Bey, sabahleyin karanlık yatak odasında gözlerini açıp, tam yatağın içinde doğrulurken, babası, ilk ustası görünümüne bürünüp, “Yarınki müşteri bugünden gelmeli,” diye seslendi ona, rüyasından. Bu söz önemli olabilirdi belki de ama böyle garip bir ikili olmaya ne gerek vardı? Üstünde durmadı, rüya da olsa, bunu ne kadar gereksiz de bulsa, yıllar sonra kendini on bir, on iki yaşlarındaki haliyle gördüğü için pek keyiflendi; o yaştaki halini geriye attırıp yavaşça yorganın altına kaydırdı ve biraz da kayırarak, “Hadi az daha uyu,” dedi; o da gözlerini kapadı. eserin devamı »

Popularity: 17% [?]

Oda

Yazan: Melih Özuysal

Odasını, oda arkadaşına bıraktığı için, sinirinden çatlayacaktı. Asıl, zorunlu kalışına ama ondan da çok, arkadaşının bir kızı odalarına getirecek olmasına sinir oluyordu. Daha doğrusu, arkadaşının kızla sevişecek olmasına; yani aslında kendisinin hala hiçbir kızla sevişmemiş olmasına… eserin devamı »

Popularity: 15% [?]

Hatt-ı tâ’lik

hatt02.jpgEkrem Düzen

küllerinden yüzümü yıkadığım sabahlardadır,
ucu rujlanmış izmaritlerin terkediliş ağıtları;
kuşluk sevişmesine sırtını dönmüş kelepir aşıkların
jilet kesiği ağız tadlarıyla bilemedikleri cümleler,
sokak süpürgecilerinin evvel kısmetidir
belleri bükük, küfrederken evdeki karılarına
ve henüz doğuramadıkları erkek çocuklarına…

yalnız sanadır mecburi istikametim,
kurşunlanmış levhalarda; eserin devamı »

Popularity: 18% [?]

Kösele

kosele03.jpg Areta

Hızla kaçtı
Usta duvar örücü
Gizden medet umdu
Nefesi damla damla akıttı

Ne öğretti tüm bunları
Ne de basiretsiz kıvrımdaki gönüle algıları

Saplansın beyinlerine dipteki sırma süslü tokası
Dokunarak anlasın yalınlığını beynindeki yılansı

Adam bunların hepsi

Karanlık…Duvar…Kepaze…Uzak…

Popularity: 15% [?]

Oyum Neden AKP’ye?

akp-logo02.jpg

O Pazar, erken kalkmaya çalışacağım. Şortumu giyip, heyecanla oy vermeye gideceğim. Bu seçimlerde AKP’yi desteklemek, ahlaki bir zorunluluk benim için. Kimilerine şaşırtıcı, hatta paradoksal gibi görünebilecek bu tercihimin nedenlerini açıklamak istiyorum ki, hala kararsız durumda olanlara belki bir yararı olur.

Eski ve kadim dostum Tunçblake, bir önceki yazıma gönderdiği yorumda, “Hani sen Ortodoks Marxist’tin?” diye feveran etmiş. Doğrudur; hala da öyleyim. Lakin, bugüne kadar yalnızca bir kez oy kullandım ve o zaman da (1999) Yeni Demokrasi Hareketi’ni tercih etmiştim. Bana göre, Ortodoks Marxist olmak, zamanında YDH’yi, şimdiyse AKP’yi desteklemek, fevkalade tutarlı tercihler. Lakin, tutarsız olsaydı da, kafamızı duvarlara vuracak değildik. Zira, asıl mesele tutarlılığı sağlamak değil, doğru tercihleri yapabilmektir (doğru tercih yapmanızın bedeli, önceki tercihlerinzile tutarsız bir biçimde hareket etmek olabilir). eserin devamı »

Popularity: 21% [?]

Azmettirici Mentelektüeller (Concorde Düştü -II-)

mentel01.jpg

Yazan: Kerem Kandemir

Yazının ilk bölümünü okumak için klikleyin

Tefrikamızın ilk bölümünde savunduğumuz pozisyona ilişkin kulağımıza gelen bir eleştiriyi yanıtlayarak başlamak istiyorum. Özetlersek, yazımın, ‘askeri aklama’ amacına hizmet ettiği söylenmiş. O halde, ben de, misalen şu soruyu soracağım: Hrant Dink cinayetinde, doğru tavır, Ogün Samast’a yoğunlaşmak, ona yüklenmek midir? Ogün Samast’ı mı eleştirelim?

Ben diyorum ki, askerin siyasete müdahalesinde asıl suçlu, gözü dönmüş bir iştahla azmettiricilik yapan mentelektüellerdir (medya entelektüelleri). Hal böyleyken, buna rağmen, yine de askeri birincil eleştiri nesnesi olarak seçmek isteyenler varsa, onların elini tutan da yok zaten. Ben, sorunun sonuçlarından ziyade, nedenleriyle ilgilenmek istiyorum. Zira, çözüm, -yalnız ve yalnız- nedenlerin maniple edilmesiyle mümkün olabilmektedir. eserin devamı »

Popularity: 23% [?]