Kitap Elimden Düşünce Uyandım

Yazan: Pınar Elmasoğlu Saat gecenin yarısını çoktan geçmiş. Gelişigüzel tıkıştırılmış eşyalarla toplanmış çantam, yirmi dakikadır apartman boşluğundayım. Elim asansörün çağrılma düğmesine basmaya hazır, hareketsiz. Öyle ne kadar durdum hatırlamıyorum. Hiçbir yere gitmek istemiyorum. Gidişim, buna hazır olduğumdan ya da gitmek istediğimden değil, kalmanın ruhuma vereceği ağırlıktan, zamanla oluşacağını bildiğim mide bulantısından kurtulmak için. Kilitlenmiş gibiyim. (Hatırladın mı bu, yine çok tanıdık bir ayrılık anı). Asansördeyim. Her katı hayatımdaki bir önceki yıla geri dönüyormuş gibi ağır ağır geçiyoruz. Şimdi nereye gideceğim ki bu saatte?

kitabe-i-neu-hempşayr

Yazan: sillypoet -No unconditional surrender; no armistice day Each night I’ll die in my contentment and lie in your grave. While you bring me water and I give you wine Let me dance in your tea-cup and you shall swim in mine… i.a.- onu bilmem; bunu bilmem. nota bilirim. içim dışım bir derler, yalan bilirim. burnum eğridir çünkü sırt-üstü uyuyamam, karabasan giyerim. bazen gecelerce yüzü-koyun burun üstü nefessiz kalmışım. bazen günlerce içim gümbür gümbür aranıza dalmışım. herkes çok güzel, her şey belki ne kadar basit, o kadar güzel. belki senin beni tanımadan nefret ettiğini, sevdiğini sanmışım. ihtimal yazmışım, mümkün okumuşsun. … Eserin devamı

23 nisan kutlu olsun

sillypoet bu gün yirmi üç nisan talan oluyor insan gece geç, ay görklü yazayım adettendir, olsun dörtlü yirmi üç gün bu, nisan uzatma korum kafana ihsan mutfakta tabak çanakla oynamayı bırak öyle başa böyle tarak bu üç gün, yirmi nisan böyle günlerde yakın görünür fizan endazesiz yakamozlar sarar fikrimi şuraya bi yere çıkardım dı, bulamıyorum yer imimi nisan bu, gün yirmi üç kıçımdan uyduruyorum, işim güç arbede çıkarmadan dağılın geliyor hafiye sillypoet der ki betim benzim kafiye g.

“Kardeş, Beyinciğin Görünüyor!”

Yazan: Özgür Erbaş Geçen yaz, İstanbul’un sulu sepken nem ortamında neredeyse erimeye yüz tutmuştu asfaltlar. Herkes bürosunun/evinin içini soğuk tutmak için, sokağı daha da ısıtma pahasına iklimlendiricilerini roket ayarına getirmişti. Benim gibi işi sokakta olmak olan amele kısmına da iklimlendiricilerin damlattığı sularla duş almak kalıyordu. İşte o günlerden birinin bitiminde, bir türlü kestirmeye kıyamadığım saçlarımı kurşun kalemle ensemde topuz yapmış, üzerimde keten elbise, ayağımda sandalet (tüm serinletme araçları tamam olarak) İstiklal Caddesi’nde yürüyordum. O kadar perişan

“Gara Ekmeği” Tarifi

Kerem Kandemir Yemek tariflerimi paylaşmak konusunda son derece isteksizimdir. Lakin, artizanal ekmek yapımı konusunda, sevgili Ruki’nin (ruki.org) muazzam katkısının yarattığı toplumsal borçluluk duygusundan kurtulmak amacıyla, bu tarifi yorumlayanlar.com’da yayınlamaya karar verdim. Tabii, malzeme listesini ve tarifi okuyunca, kimsenin bu ekmeği yapmaya kalkışmayacağına ilişkin güçlü inancımın da, rahatlatıcı bir etkisi oldu üzerimde. Yine de, Gara Ekmeği’ni yapacak kadar kararlı ve çılgın olanların, insanolğlunun tarih boyunca tattığı en güzel ekmeği yiyeceklerini itiraf etmek durumundayım.