March 28th, 2007 at 3:07 pm (Öykü)
Yazan: Özgür Erbaş
Özenle aydınlatıldığı için sanki karanlıkmış gibi görünen yatak odasında, aynanın karşısında saatlerdir kendini seyrediyordu. Çırılçıplak, dimdik durmuş, gözlerini gözlerine dikmişti. Karşısında neredeyse nefret dolu bakışlarla kendisini süzen kadından bir ses çıksa, olmadı ağzını açmaya kalksa dalacaktı içine; kafa göz girişecekti. Ama kadın, sıktığı çene kemikleri yanaklarında küçük dalgalanmalar yaratarak öylece bakıyordu. Tek kelime etmiyordu. Birden, avuç içlerinin zonkladığını fark etti. eserin devamı »
Popularity: 8% [?]
yorumlar
March 20th, 2007 at 9:26 am (Zahiri Külliyatlar)
yorumlar
March 18th, 2007 at 3:19 am (Şiir)
Ekrem Düzen
Can Yücel’in aziz hatırasına
kurşun da döktürdüydüm geçen sene
ceketimin yakası söküktü diktirmedim
tek demesinler diye
ulan herifteki afiye bak
bir de sallanır ki namussuz
sanırsın Cozefina’nın evinden az evvel çıkmış
yok sen alınma üstüne
mavi eşarbını boynundan çıkarma yeter
konu komşu hep dikizde ha
elleri yeteceğinden değil
laf ebelemesi bunlarınki var ya
siyah sürmeyi gözünden eksik etme yeter
bırak kim isterse beynini
düzdürsün ağır kitap ayaklarına
bu çalı çırpı yakışır mı bizim fırına
Popularity: 7% [?]
2 yorum
March 17th, 2007 at 8:25 pm (Damardan)
Yazan: Tevfik Ayhan
“Bilmek“, alemlerin bir kısmını kendi dilime tercüme etmiş olma, daha doğrusu buna kanaat getirmiş olma, halidir. Bu tercüme, alemleri, daha doğrusu, varsaydığım alemlerdeki varsaydığım şeylerin dışyüzlerini (attributes) ve de bunların aralarında kendiliğinden olduğunu varsaydığım bağları, kendi dilimde resmeylemektir.
Önce, boş bir tuval, belki de üzerinde tohumluk birkaç fırça darbesi olduğu halde, bilimum fırçalar (akıl dilinin iskeleti) ve yine tohumluk birkaç boya ve biçim ile başlarım.
Alemlere baktıkça tuval dolar.
eserin devamı »
Popularity: 10% [?]
yorumlar
March 16th, 2007 at 5:12 pm (Cinselloji)
Yazan: Pınar Elmasoğlu
Bir erkeğin aşkıyla kendi hallerinden vazgeçen kadınlardan korkmak gerekir.
Bu o kadar elde olmayan bir şey gibi görünür ki âşıkken, birden kendinizi hiç de sevmediğiniz, dinlemeyi aklınıza getirmediğiniz bir grubun konserinde eğlenir bulursunuz; ya da sabah kalkıp taksiye bile yürümeye üşenen o ayaklar, Nemrut Dağı’na tırmanmaya her an hazır duruma gelmişlerdir. Olay, aşkın verdiği o fazladan enerji ve manik ruh halleri değildir. Farkında olmadan birden bire hoşlandığınız, âşık olduğunuz erkeğin ‘en benzeri’ olma yolunda azimle çabalamaya başlarsınız. eserin devamı »
Popularity: 13% [?]
5 yorum
March 15th, 2007 at 10:22 am (Duvara Karşı)

Yazan: Kerem Kandemir
Sansüre ‘kurban’ gidişinin anısına, senaryo eskizi:
BİR EFSANENİN DOĞUŞU
Not: Bu öyküde yer alan tüm kişiler, mekanlar ve olaylar hayal mahsulü olup ‘gerçekle’ uzaktan yakından bir ilişkileri yoktur. Olası tüm benzerlikler, tesadüfidir. eserin devamı »
Popularity: 11% [?]
yorumlar
March 11th, 2007 at 3:37 am (Müzik)

Yazan: Ekrem Düzen
Her Istanbul macerası bir Sezen şarkısıyla başlayıp bir Sezen şarkısıyla biten ve ardından gelen ayrılık ve yalnızlığın burkusunu yine bir Sezen şarkısıyla avutanlardan olmak, sadece yeri doldurulamaz bir saadetin değil, hayatı anlamlı yaşamış olmak için başlıbaşına bir sebebin de sahibi olmak demektir. Çünkü her birimizin diğerlerinden oluşan parçaları ne kadar çok ve ne kadar çeşitliyse hayatı anlamlı yaşamak o kadar mümkündür. Ne büyük mutluluk ki Sezen’den bize, rengahenk parçalar yağmıştır ve yağmur devam etmektedir. Sezen, kıymetini bilene, hepimizin diğeridir. eserin devamı »
Popularity: 10% [?]
1 yorum
March 10th, 2007 at 8:37 pm (Deneme)
Yazan: Selim Mansur
Köprü üzerinde vakit geçirmek öyle hoşuma gitmişti ki bir türlü oradan ayrılamıyordum. Sert rüzgâr ve yüzüme çarpan kar taneleri bile keyfimi kaçıramamıştı. Nehrin üzerindeki tekneler, sivri külahlarıyla onlarca kulenin süslediği şehir manzarası, hediyelik eşya satıcılarının rengârenk tezgâhları ve bir sokak laternacısının neşeli müziği ortalığı panayır yerine çevirmiş, bana da neşeli bir ruh hali vermişti. eserin devamı »
Popularity: 5% [?]
yorumlar
March 10th, 2007 at 4:53 pm (Yersen)

Yazan: Ahmed-i Mursi
Birileri (ya da birisi), sayılar evrenine, kendilerinin (ya da kendisinin) varlığına delil sayılabilecek ipuçları serpiştirmiş. Sizlerin görevi de, -eğer kabul ederseniz - bunları bulmak.
İşte ilk örnek:
1*1=1
11*11=121
111*111=12,321
1111*1111=1,234,321
11111*11111=123,454,321
111111*111111=12,345,654,321
1111111*1111111=1,234,567,654,321
11111111*11111111=123,456,787,654,321
111111111*111111111=12,345,678,987,654,321
Hadi diyelim ki, bu tesadüf. Ya bu? eserin devamı »
Popularity: 5% [?]
2 yorum
March 10th, 2007 at 7:19 am (Resim)
Resimler: Kerem Kandemir










Popularity: 91% [?]
yorumlar