Bayan B

Yazan: Özgür Erbaş Özenle aydınlatıldığı için sanki karanlıkmış gibi görünen yatak odasında, aynanın karşısında saatlerdir kendini seyrediyordu. Çırılçıplak, dimdik durmuş, gözlerini gözlerine dikmişti. Karşısında neredeyse nefret dolu bakışlarla kendisini süzen kadından bir ses çıksa, olmadı ağzını açmaya kalksa dalacaktı içine; kafa göz girişecekti. Ama kadın, sıktığı çene kemikleri yanaklarında küçük dalgalanmalar yaratarak öylece bakıyordu. Tek kelime etmiyordu. Birden, avuç içlerinin zonkladığını fark etti.

Pınar Elmasoğlu Külliyatı

Yazmak Ya Da Yazmamak (Deneme) Yalnızlık Kaçınılması Zor Bir Kalabalıktır (Deneme) Yazı Bekliyorum (Deneme) Mayıs… Bitik Bir Ay ( Deneme) Kitap Elimden Düşünce Uyandım (Öykü ) Titreme Bre Peluze,  Benden Büyük Allah Var! (Cinselloji) İki ses, bir Necati, bir de kurufasulye (öykü) Allah Yazdıysa Bozsun! (Deneme)

Bilgi

Yazan: Tevfik Ayhan “Bilmek“, alemlerin bir kısmını kendi dilime tercüme etmiş olma, daha doğrusu buna kanaat getirmiş olma, halidir. Bu tercüme, alemleri, daha doğrusu, varsaydığım alemlerdeki varsaydığım şeylerin dışyüzlerini (attributes) ve de bunların aralarında kendiliğinden olduğunu varsaydığım bağları, kendi dilimde resmeylemektir. Önce, boş bir tuval, belki de üzerinde tohumluk birkaç fırça darbesi olduğu halde, bilimum fırçalar (akıl dilinin iskeleti) ve yine tohumluk birkaç boya ve biçim ile başlarım. Alemlere baktıkça tuval dolar.

Titreme Bre Peluze, Benden Büyük Allah Var!

Yazan: Pınar Elmasoğlu Bir erkeğin aşkıyla kendi hallerinden vazgeçen kadınlardan korkmak gerekir. Bu o kadar elde olmayan bir şey gibi görünür ki âşıkken, birden kendinizi hiç de sevmediğiniz, dinlemeyi aklınıza getirmediğiniz bir grubun konserinde eğlenir bulursunuz; ya da sabah kalkıp taksiye bile yürümeye üşenen o ayaklar, Nemrut Dağı’na tırmanmaya her an hazır duruma gelmişlerdir. Olay, aşkın verdiği o fazladan enerji ve manik ruh halleri değildir. Farkında olmadan birden bire hoşlandığınız, âşık olduğunuz erkeğin ‘en benzeri’ olma yolunda azimle çabalamaya başlarsınız.

Yeraltından Notlar: Dilenci

Yazan: Selim Mansur Köprü üzerinde vakit geçirmek öyle hoşuma gitmişti ki bir türlü oradan ayrılamıyordum. Sert rüzgâr ve yüzüme çarpan kar taneleri bile keyfimi kaçıramamıştı. Nehrin üzerindeki tekneler, sivri külahlarıyla onlarca kulenin süslediği şehir manzarası, hediyelik eşya satıcılarının rengârenk tezgâhları ve bir sokak laternacısının neşeli müziği ortalığı panayır yerine çevirmiş, bana da neşeli bir ruh hali vermişti.

Eyvah Eureka!

  Yazan: Ahmed-i Mursi Birileri (ya da birisi), sayılar evrenine, kendilerinin (ya da kendisinin) varlığına delil sayılabilecek ipuçları serpiştirmiş. Sizlerin görevi de, -eğer kabul ederseniz – bunları bulmak. İşte ilk örnek: 1*1=1 11*11=121 111*111=12,321 1111*1111=1,234,321 11111*11111=123,454,321 111111*111111=12,345,654,321 1111111*1111111=1,234,567,654,321 11111111*11111111=123,456,787,654,321 111111111*111111111=12,345,678,987,654,321 Hadi diyelim ki, bu tesadüf. Ya bu?