Görülmeyecek Yerler Ansiklopedisi’nin BATI KANADA’DA NASIL GEZİLİR Bölümü için Temel Oluşturacak Felsefi Düşünceler

Yazan: Murat Baç Batı Kanada’ya gezme maksadıyla gitmeyi düşünüyorsanız anahtar kelime şudur: Yapmayın. Ama diyelim yapacaksınız. O durumda yeterli düzeyde bilgilenmeden harekete geçmeyin. Kanada, United States of Ignorance olarak bilinen süper memleketin kuzeyinde olan ve onlar kadar süper olamadıkları için halkının güneye yönelik muhtelif aşağılık kompleksleri geliştirdikleri soğuk, büyük, sıkıcı, zengin bir ülkedir. Batı kısımları doğusundan bir miktar daha soğuk, büyük, zengin ve sıkıcıdır.

“Ben” ve Varoluş

Yazan: Lenore Aşk hikayelerinde insafsızca feda edilen; günlük koşuşturmalar içinde unutulan; sesini asla doğrudan duyamadığımız; yüzünü diğerlerine nazaran az gördüğümüz; kokusunu bilemediğimiz; az, çok az tanıdığımız birinden bahsetmek istiyorum: “Ben”’den. Evet, Descartes çok rahat varmış bir “Ben” olduğu sonucuna ama Kant’ın “noumena”’sı kadar tanımlardan uzak aslında bu varolduğuna emin olunan “Ben”.

Hayatta Neye Önem Verirsiniz?

Yazan: Ahmed-i Mursi Bence yanılıyorsunuz. Çok veya az, yanıldığınızı biliyorum. Bazen bu açıkça görülüyor, bazen de zamanın insafına kalıyorsunuz. Ama kendinizi hoşgörüyorsunuz. Zaten, siz de biliyorsunuz ki, herkes yanılıyor; bunda abartılacak bir şey yok. Çoğu zaman yanılıp yanılmamanızın bir önemi de yok zannediyorsunuz. Peki siz hayatta neye önem verirsiniz?

Tehayyelet Es-sema*

Yazan: Ebru ‘Şebzindedâr‘ Akman Türk insanı kanaatkârdır. Önüne ne koyarsan onu yer, bir şey koymazsan sesini çıkarmaz. Demokrasi ile işi olmaz çünkü ekâbir bildiklerinin ona verdiklerini saygı ile kabullenir. Hâline şükreder, kanaat eder. Kıt kanaat geçinmeye rıza gösterir. Geçinmek derken karnını doyurmayı elbette kast ediyorum, ilaveten ruhunu doyurmayı da kast ediyorum. İnsan ruhunun gıdası nedir?

Fildişi Kuleler

Yazan: Kerem Kandemir İtiraf ediyoruz: Bizler, fildişi kulelerde yazıyoruz. Halka, onun gündelik dertlerine, yüzyıllardır mustarip olduğu patolojilere, tabuya, toteme, geleneğe, örfe, mevcut siyasal ve toplumsal kurumlara mesafelenmeden, eleştirel bir duruşu nasıl sergileyebiliriz? Hemen, şu sorulabilir: Yorumlayanlar.com’un duruşunun eleştirel olması şart mı ki?