Hareket ve Eylem

harekat01.jpg

Yazan : Tevfik Ayhan

Oluşumun esası harekettir. Canımın esası harekettir. Doğduğum günden beri, ve hatta daha öncesinden, hareket ederim.

Algımın püf noktası harekettir. Daha doğrusu ritmik harekettir. Hiçbir şeyin değişmediği, hiçbir hareketin olmadığı bir evrene doğmuş olsaydım eğer, ben ben olamazdım. En iyi ihtimalle, pozitivist bir solipsist olurdum ve hayallere dalardım. Eğer kendi iç hareketim de olmasaydı, olmazdım bile.

Zamana mana kazandıran hareketin ta kendisidir. Daha doğrusu ritmik harekettir. Harekete mana kazandıran da zamandır. Zaman hareketin bir soyutlamasıdır. Hareket de zamanın tezahürü. Bazı bazı, bunun böyle olduğunu unutur, harekete yalnızca zamanın ölçüsü muamelesi yaparım. Affoluna. Doğru, hareket o soyut kavramın ölçsüdür de aynı zamanda. Ama hareket yoksa zaman da yoktur ve zaman yoksa hareket de yoktur.

Olduğum günden beri hareket etmeyi arzu ederim. Daha doğrusu, isteklerim beni hareket etmeye götürür. Öyle ki, sonuda hareketle ilgili olmayan isteğe « istek » demekte zorlanırım. İstekle gelen harekete “eylem” derim.

Eylem isteğin tezahürüdür; kararın mührüdür.

Eylemin temelinde istek yatar. İsteğin de motoru inançlar ve/veya arzulardır.

Buna, önceden düşünülüp bilinçlice karar verilmiş (ve gerekçelendirilmiş) eylem de dahildir.

Varlığımın evrene etkisi ancak eylemlerim sayesinde vücut bulur. Dıştan bakıldığında hayatımın özeti, eylemlerimin ve eylemsizliklerimin bir özetidir.

Eylemin mümkün olmadığı yerde ahlâk da manasını yitirir.

——————-

Ayhan Ulusoy

İlk yazılış : Nice, Aralik 2006
Son dokunuş : Nice, Ocak 2007

Bookmark the permalink.

2 Responses to Hareket ve Eylem

  1. Tuncblake says:

    Sayin hocam yaziniz pek guzel olmus fekat daha cok yorum ihtiyaci yaratti; ozellikle bi sorum olucak; “Eğer kendi iç hareketim de olmasaydı, olmazdım bile.” Demissiniz, bu herhalde fiziksel hareketi, yani organlarimizin hareketini, kan dolasimini vs vs ifade ediyor yada daha da ote atomlarin, molekullerin hareketini… Her halukarda bu “ic” hareket, bir bilince cikis yasiyor eger hareket olmasaydi olmazdim dediginiz de, digil mi? Yoksa bilinciniz hareketi baska sekilde ogrenip kendi “ic” hareketini de anotomi yoluyla kesf mi ediyor yani daha acik soraraksak; ilk hareketi kim yapiyor, ne zaman ve nasil algilaniyor?

  2. parasutler says:

    hareket bilincin epifenomeni midir, yoksa külliyen hepsi hareket icin mi vardir?

    zaman, bir kurgu oldugu kadar onseldir de. hareket bu yuzden sadece zamanin basladigi yerde var olabilir. bilinc ise “istek”, “niyet” ile gelen harekette. diger turlu bilinc de yoktur, sadece pek sehvetli bir illuzyondur. orada ne oldugunu sormak, zamandan (ve ilk hareketten -buyuk bir patlama belki?-) once ne oldugunu sormak gibidir. ama zaman orada baslar ve goremedigimiz kismi hayatimizda en buyuk rolu oynasa da, akil erdiremeyiz.

    simdi gel gor ki; bu bilinc.. demek sadece niyetle mumkun oluyor. niyetin olmadigi yerde “ahlaksizlik”tan soz edilebilir mi? bilincin olmadigi yerde, ahlak ne icindir? ahlak da, aynen zaman ve hareketin birlikte var oldukari gibi, ancak bilincle mumkun olabilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>