February 24th, 2007 at 12:17 pm (Deneme)

Yazan: Pınar Elmasoğlu
Gece yazmak güzeldir. Sessizliğin uğultusuyla baş başa oturup dururken, birden beliren yazma isteğine hiç bir şey engel olamaz gibi gelir. Bir hızla yazmaya başlarsın, kelimeler birbirini kovalar, ellerin geri kalır aklından… Boğulur gibi, kusar gibi yazarsın yoruluncaya kadar. eserin devamı »
Popularity: 13% [?]
yorumlar
February 23rd, 2007 at 2:31 pm (Hrant Dink’ten Sonra)

Yazan: Özgür Erbaş
Tahminler ve tahmin analizciliği üzerine komplolamacılar (Perihan Mağden daha iyi bir kelime bulurdu eminim) nereye varacak acaba? Vak’anın kendinden çok çeperiyle, görüngüleriyle ilgilenenler hangi ipin ucunu yakalayıp hangi yumağa ulaşacaklar; kimler kimlerin bu vesileyle ayağını kaydıracak? “Tüm bunlar 50 yıl sonra CIA dosyaları açılınca öğrenilir nasıl olsa,” diyenler, Türkiye’nin istihbarat örgütlerinin dosyalarına neden hiç göz atmaz acaba? Ben ne diyorum ki! Şurada bir istihbarat biriminin varlığını bile kabul eden yok… eserin devamı »
Popularity: 17% [?]
yorumlar
February 21st, 2007 at 9:42 pm (Damardan)

Yazan : Tevfik Ayhan
Oluşumun esası harekettir. Canımın esası harekettir. Doğduğum günden beri, ve hatta daha öncesinden, hareket ederim.
Algımın püf noktası harekettir. Daha doğrusu ritmik harekettir. Hiçbir şeyin değişmediği, hiçbir hareketin olmadığı bir evrene doğmuş olsaydım eğer, ben ben olamazdım. En iyi ihtimalle, pozitivist bir solipsist olurdum ve hayallere dalardım. Eğer kendi iç hareketim de olmasaydı, olmazdım bile.
eserin devamı »
Popularity: 20% [?]
2 yorum
February 16th, 2007 at 9:26 pm (Zahiri Külliyatlar)
yorumlar
February 7th, 2007 at 2:49 am (Cinselloji)
Yazan: Alice
Paket halinde sunulan yaşamınızı, normlara uygun sürdürdüğünüz müddetçe güvendesinizdir. Gizlice o paketin dışına da çıkabilirsiniz, yeter ki “normal” olduğunuzu spot ışığı altında gösterin. Paketin dışına, kontrol bozulmasın diye herkesin bildiği enteresan yöntemlerle de çıkabilirsiniz. Tıpkı A.B.D. ve İngiltere’deki “tea-rooms” gibi… eserin devamı »
Popularity: 25% [?]
3 yorum
February 5th, 2007 at 8:42 pm (Memleket Meseleleri)

Yazan: Ahmed-i Mursi
Arkadaşlarınızı nasıl seçersiniz? Kendiliğinden mi gelişir arkadaşlıklarınız yoksa beğeninizi kazanan insanlara yönelik bilinçli planlar mı uygularsınız? Sanıyorum verilecek cevapların çoğu kendiliğinden gelişen bir süreci tercih ettiğinizi işaret edecektir. Planlar yaparım diyenler bile biraz bu noktada iç huzursuzluğu yaşayıp açıklama ihtiyacı duyacaktır. Doğallığın ve kendiliğindenliğin bu büyüsü nereden gelir acaba? eserin devamı »
Popularity: 13% [?]
1 yorum
February 5th, 2007 at 8:39 pm (Fotograf)
Fotoğraflar: Şevket Hakan Tuncel



eserin devamı »
Popularity: 26% [?]
1 yorum
February 5th, 2007 at 3:20 pm (Anlatı)

Yazan: Özgür Erbaş
Çocukların çocukluk yapabildikleri bir mahallede büyüdüm. Bahçelerden meyve çalmanın meşru bir hırsızlık olduğu, aşırdıklarımızın “göz hakkıdır” denilerek ikram edilenlerden bile tatlı geldiği zamanlar… Onlarca çocuk, günün hemen her saatinde bir arada, arkadaş, dost… Büyüklere karşı ağız birliği eden, kendi sırları olan, o sırlar üzerine yeminler eden, oyunlar oynayan, kurallar koyan, kurallara uymayanlara verilecek cezaları birlikte belirleyen, yargılamasını yapıp infazını birlikte üstlenen çocuklardık. Sosyolojide bu sürece toplumsallaşma deniliyor bildiğim kadarıyla, ama ben meslek gereği hukuksallaşma diyorum. eserin devamı »
Popularity: 16% [?]
1 yorum
February 5th, 2007 at 3:17 pm (Damardan)

Yazan: Tevfik Ayhan
————
Olmak istemem; isteyemem. Olurum.
Olunca isteyebilirim. Olmadan istenmez.
Olunca da olagelmeyi arzu ederim. Varlığımın devamı bana ehemmiyetli gelir.
Dünyaya geldiğimde (ki buna epeyce sonra ayarım), ben yoktur benim için ortalarda. Zamanla, çevremle ben arasina bir çit çekerim. Ben olurum icabında. eserin devamı »
Popularity: 25% [?]
11 yorum
February 5th, 2007 at 3:16 pm (Hrant Dink’ten Sonra)

Yazan: Kerem Kandemir
Çok iyi anımsıyorum; yaklaşık yedi yıl önce, eski sevgilimin, Moda’nın arkalarında kalan, altıncı kattaki dairesinin terasına bir çift beyaz güvercin konmuştu. Artık hangi kümesten kaçtılarsa, ben onları fark ettiğimde, büyücek bir yaban güvercini kolonisiniyle beraber yaşıyorlardı. Elbette, aşkın sizi nerede, nasıl yakalayacağını bilemez, yeri ve zamanı siz seçemezsiniz. Çoğu kez, kime aşık olacağınız dahi, kaderin tasarrufundadır.
İşte ben de, o gün, güvercinlere aşık oldum. eserin devamı »
Popularity: 30% [?]
1 yorum
February 5th, 2007 at 3:12 pm (Fotograf)
Fotoğraflar: Şevket Hakan Tuncel



eserin devamı »
Popularity: 21% [?]
yorumlar
February 5th, 2007 at 3:10 pm (Sinema)
Yazan: Ekrem Düzen
Büyük İskender’i nasıl bilirdiniz? Tarihteki diğer üç benzerinden ( Attila, Cengiz, Timur) farklı olarak, yeni coğrafyaları ele geçirme ve hükmetmenin ötesinde bir ‘merak’a sahip olup yedi iklimi kaynaştırma arzusuyla mı? Yoksa Doğu despotlarının inlettiği ‘köle’ halkları özgürleştirme misyonuyla mı? Oliver Stone’un filmine bakarsak ortada tutkulu bir cihangirden çok her nereden vehmettiyse bir havari edasıyla zavallı Doğu halklarını despotların elinden kurtarmaya soyunan yarı meczup yarı ergen bir cengaver görüyoruz. eserin devamı »
Popularity: 23% [?]
2 yorum
February 5th, 2007 at 3:09 pm (Ekonomi-Politik)
Yazan: Ebru ‘Şebzindedâr‘ Akman
Bundan böyle kiminle yarenlik etmekten, lunaparka gitmekten, birlikte çalışmaktan memnun olacağımıza – ya da en azından na-memnun olmayacağımıza- küresel değer ve ikonlara aşinalık düzeyimiz karar verecektir.
Küresel çarkın içinde olmak; küresel popüler kültür etkisi ile yetişmekten geçer. Popüler kültür ikonlarına yakınlık ya da aşinalık, bunları sevip sevmemekten bağımsız bir şekilde, sizin nasıl bir kişi olduğunuzu, içine doğduğunuz kültür kadar etkiler. eserin devamı »
Popularity: 18% [?]
4 yorum
February 5th, 2007 at 2:26 pm (Fotograf)
Fotograflar: Ayça Sağlam



eserin devamı »
Popularity: 14% [?]
1 yorum
February 5th, 2007 at 2:21 pm (Şiir)

Yazan: Ahmed-i Mursi
Bilmece neydi şimdi hatırlamıyorum, cevabı ise unutmadım.
-Yine ne yumurtladın?
Meraklı bir çocuktum vesselam, ilk oyuncağım hayattı.
-Sana ne dayattı?
Hafızam ve hayalgücüm iyi dostlarımdı, kendimi hiç avutmadım.
-Salute Madam
Baban sen daha bebekken öldü dedi annem, diğerleri onayladı.
-”Onay”lıktım
Kabullendim, zira ne farkederdi ki ha bir eksik ha bir fazla
-Bi şartla
Şimdi ben artık bir babayım ve hayattayım.
-Sıra sizde bayım!
Popularity: 15% [?]
1 yorum
February 5th, 2007 at 2:10 pm (Resim)
Resimler: Kerem Kandemir
Not: Detay görüntüler, resimlerin orijinal boyutlarından alınmıştır.






Popularity: 21% [?]
6 yorum
February 5th, 2007 at 2:08 pm (Yersen)

Yazan: Ahmed-i Mursi
a=b
a.a= a.b (iki tarafı da a ile çarpıyorum)
a.a-b.b=a.b-b.b (iki taraftan da b.b çıkartıyorum)
(a+b)(a-b)= b(a-b) (sol taraf a.a-a.b+b.a-b.b yani a.a-b.b dir; sağ taraf ise b.a-b.b dir.)
Sadeleştiriyorum, iki tarafı da a-b ye bölüyorum
a+b=b
2b=b (zira b=a)
öyleyse
2=1 .
Şimdi soruyorum: Tanrım ben nerede hata yaptım? (Bakalım yorum kısmına cevap gelecek mi?) eserin devamı »
Popularity: 14% [?]
3 yorum
February 5th, 2007 at 5:38 am (Deneme)
Yazan: Gabriel Fernando Curtiz

Çeviren: Kerem Kandemir
Sayılarla düşünmek bana göre değil. Ne de olsa ben, Sözcüklerin Efendisi’yim. Kendim için kullandığım bu ifade sizi rahatsız etmemeli. Efendilik, eğer sözcüklerle girdiğiniz ilişkiyi betimliyorsa yalnızca, oldukça hoştur. Neyse, size anlatacaklarıma dönelim artık: eserin devamı »
Popularity: 13% [?]
1 yorum
February 4th, 2007 at 4:30 pm (Memleket Meseleleri)

Yazan: Tunç Blake
“Ben bi kestiriym.” dedi. “Kırkbeş dakikan var.” dedim.
Geçenlerde yeni yılın T.C. bütçesi açıklandı. Dikkatimi çeken şey, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi oldu. Kültür Bakanlığı’ndan, Dışişleri’ne ya da Tarım Orman ve Köyişleri’ne, bir sürü bakanlıktan falan fazla. İnsan tabii merak ediyor: Niye? İçimde bir yorumlama arzusu var.
eserin devamı »
Popularity: 12% [?]
4 yorum
February 4th, 2007 at 4:26 pm (Şiir)
Ekrem Düzen
daha önce yazılmış olduğu gibi
muhakkak bir sabah vakti gireceğim
sokağımın kapısından
uzak bir trenin terinden inmiş olacağım
yakın bir vapurun güvertesinde soğuyacak gömleğim
ceketim,sol kolumun kalkanı; sağ elimde gazetem,
caddeler ayaklarıma dökülecek
sırtım bükük, başım dik selamlayacak
pencere önü çiçeklerini
genç bir adam çıkıyor olacak yukarı doğru,
kadının sıcaklığı hala üstünde
şöyle bir yüzüme dalacak,
bir an kendimizi göreceğiz duruşlarımızda
bakışlarımızı kaçıracağız, sonra hemen unutacağız eserin devamı »
Popularity: 16% [?]
2 yorum